Sicil İptal Davası

Sicil İptal Davası

SİCİL İPTAL DAVASI

Sicil; personelin  görev performansını gösteren ve belli bir sicil ortalama koşulunu sağlayan personelin, terfii, rütbe kıdemliliği, kademe ilerlemesi  ve  kritik  görevlere  seçilmelerine  imkân sağlayan  veya  ilişiğinin  kesilmesini  gerektiren  bir  değerlendirme  kriteri olarak  işlev  görmektedir.  Bu  nedenle  personelin  sicil  değerlendirmeleri liyakat  sistemini  belirlemekte,  komuta  yapısını  düzenleyerek Komutanlıklarça yerine  getirilen  hizmetleri doğrudan etkilemektedir.

Personele sicil işlemlerinde  uygulanacak mevzuat; subaylar için Subay Sicil Yönetmeliği, astsubaylar için Astsubay Sicil Yönetmeliği, uzman jandarmalar için Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliği,  uzman erbaşlar için Uzman Erbaş Yönetmeliği, MKL 52-1 TSK Sicil Belgesi Düzenleme Kılavuzu ve kuvvetler tarafından yayınlanan  sicil işlemleri  konulu uygulama emirleridir. Subay ve Astsubay Sicil yönetmelikleri birbirleriyle parellelik göstermektedir. Uzman erbaşlar için Uzman ERbaş Yönetmeliğinde farklı düzenlemeler bulunmaktadır.

Sicil yılı, bir sicil yılını, o yılın 2 Mayıs tarihinden başlayıp bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar olan süreyi ifade etmektedir.

Sicil  amirlerinin  bireysel  gözlemlerinin  ve  kanaatlerinin  etkili olduğu  sicil müessesesinde  belirtilen  kamu  yararı  gözetilerek  ilgili mevzuatta ayrıntılı kurallar öngörülmüştür. Buna  göre  sicil  amirlerinin;  belirli  bir  rütbe  ve  görevde  olmaları, sicil verilecek personeli en iyi değerlendirebilecek kişilerden seçilmeleri ve sicil  döneminde  belirli  bir  süre  çalışmaları  gerekmektedir.  Ayrıca  sicil amirleri  maiyetinin  günlük  eğitim  ve  çalışmalarını,  tavır  ve  hareketlerini, disiplin ve itaatini, sicil belgesinde yazılı diğer hususları aralıksız izleyerek; yapacakları haberli ve habersiz denetlemeler, özel yazılı veya sözlü sınavlar, verecekleri özel görevler, çeşitli tatbikat ve manevralardaki tutum ve durumu ile  de  yeterlik  ve  yetenekleri  hakkında  tam  bir  kanaat  edinmekle  görevli kılınmışlardır. 

Subay Sicil Yönetmeliği 5. Maddesinde; “Sicil üstleri; emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken, üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri; bu görevin önemini göz önünde tutarak, sicil belgelerindeki nitelikleri tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdanî kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar. Aksi durum, ehliyetli olmayanların lâyık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısıyla Türk Silâhlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur.” hükmü amirdir. Dava konusu edilen sicil işlemleri değelerndirildiğinde birçok sicil üstünün mevzuatta belirtilen tarafsızlık ve adaletli olma ilkelerine aykırı davrandığı görülmektedir. Bu esaslara dayanmadan verilen objektiflikten uzak sicil amirlerinin vermiş olduğu siciller idare mahkemeleri tarafından iptal edilmektedir. AYİM zamanında da en fazla iptal kararlarının çıktığı konulardan birisi sicil işlemleri olmuştur. 

Sicil iptal davalarında personelin sicil alma eğilimi önem arz etmektedir. Sicil alma eğilimi  asgarî beş yıllık sicil notu bulunan personel için tespit edilen ve personelin sicil notu ortalamasının hesaplanmasında esas alınan yıllara ait sicil üstü değerlendirme notlarının standart sapmasının üç katının, sicil alma eğilimine esas not ortalamasına ilave edilmesi ve çıkartılması suretiyle tespit edilen rakamlar dahil olmak üzere bulunan not aralığını ifade etmektedir.

 Subay Sicil Yönetmeliği 30/h maddesine göre;
(Değişik:RG-21/8/2014-29095)(1) Her subayın, sicil alma eğilimi belirlenir. Sicil alma eğiliminin belirlenmesinde, asgarî beş yıllık sicil üstü değerlendirme notu olması şartı aranır. Beş yıllık sicil üstü değerlendirme notu olmayan personelin sicil alma eğilimi hesap edilmez. Yüzbaşı, binbaşı, yarbay ve albay rütbeleri için sicil alma eğiliminin hesaplanmasında, üsteğmenliğe nasıptan itibaren alınan sicil üstü değerlendirme notları dikkate alınır. Belirlenen sicil alma eğilimleri ile nota tahvil sonucu bulunan o yılki sicil üstü değerlendirme notları ayrı ayrı karşılaştırılır. Sicil alma eğiliminden fazla veya düşük notu olan subayların kimlikleri tespit edilir. Bu subayların durumları sicil değerlendirme ve denetleme kurullarında görüşülür, kasıtlı veya keyfî sicil verdiği değerlendirilen sicil üstünün verdiği sicil iptal edilir. Kasıtlı veya keyfî sicil veren sicil üstleri hakkında idarî ve yasal işlem başlatılır. Yasal işlem sonucunda duruma göre bu personel bir daha sicil üstü konumuna getirilmez. İptal edilen siciller dikkate alınmaz.

Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, sicil alma eğilimine uygun olmayan ayrıca birden bire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş olmasıdır. Bu durumlarda mutlaka sicil iptal davası açılması gerekmektedir. Açılmadığı takdirde personelin hak kayıplarına uğraması kuvvetle muhtemeldir. Uzman erbaşlarda düşük sicil neticesinde kademe ilerleme yapılamadığı durumlarda sözleşme feshi gündeme gelmektedir.

FETÖ terör örgütü mensuplarının verdiği siciller nedeniyle birçok personel mağdur edilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı   tarafından hazırlanan  “Genelkurmay İddianamesi”nde sayfa 418 ve 419’da  açıkça belirtildiği şekilde menfur örgütün stratejisi gereği kıdem sıra listelerinin de yayımlanması sonlandırılmış, 2012 yılından itibaren sicil ve sicille alakalı hiçbir husus örgüt taktiği olarak açıklanmamıştır. Bu şekilde TSK’da kimse siciline ilişkin en ufak bir bilgi edinemez hale gelmiştir. Son dönemde kıdem sıra listelerinin tekrar açıklanması suretiyle alınan sicillerin akıbetine ilişkin yorum yapabilme imkanı doğmuştur.  FETÖ/PDY terör örgütü üyelerince örgütle hiçbir irtibat ve iltisağı bulunmayan personele olumsuz sicil düzenlemelerindeki amaç, liyakate dayalı sistemi yıkmaktır. Keza sicil sisteminin FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarınca kendilerinden olmayan personeli sistem dışına itmek için bir silah gibi kullanıldığı apaçık bir gerçektir.  Verilen siciller personel üzerindeki olumsuz etkilerini halen sürdürmektedir. FETÖ terör örgütü mensubu olması şüphesiyle idarece açığa alınan, tutuklanan, hüküm giyen şahısların vermiş olduğu sicil notlarına, sicil değerlendirme ve denetleme kurullarınca mezkur yönetmelik gereği müdahale edilmesi gerektiği halde müdahale edilmediği açıktır.  Daha önce bu tarz amirlerle görev yapan personelin sicil iptal davası açmasında yarar vardır. Keza birçok açıdan belgeli terör örgütü mensubu şüphesi olan kişilerce düzenlenen sicil işlemlerinin düzeltilmemesi büyük bir adaletsizliğin doğmasına sebebiyet verecektir. 

Sicil iptal davalarında süre hususu genel kuraldan sapma göstermektedir. İYUK 7. Maddesine göre idari davalarda dava açma süresi  altmış gündür. AYİM’de görülen sicil iptal davalarında  siciller personele tebliğ edilmediği için işlemin tesis edildiği tarihten itibaren altmış günlük süreye ilişkin kural uygulanmamaktadır. AYİM kapandıktan sonra idare mahkemelerinde görülen sicil davalarında da altmış gün kuralı uygulanmamaktadır. Zira siciller gizli tutulmakta olup, personelin sicilini öğrenmesi mümkün değildir. Sicil belgeleri “ÖZEL” gizlilik dereceli olup, yetkili olmayanlara gösterilemez. Sicil belgelerinin mühürlü ve özel gizlilik dereceli zarfları, yetki verilecek görevlilerden başkası tarafından açılamaz.  Vakıf olduğu ve düşük olduğunu değerlendirdiği zaman personel  bahse konu davaları açabilmektedir.  

"Bu açıklamalar ışığında dava konusuna dönüldüğünde, davalı idarenin süre aşımı konusunda iddiası, sicil işlemlerinde yazılı bildirim yapılması söz konusu olmadığından sürenin ilgilinin iptali istenen işleme muttali olduğu tarihten itibaren başlayacağı uygulamada kabul edilen bir düşünce olduğu, kıdem sıra kitabındaki değişiklikleri bilmenin sicilleri bilmek anlamına gelmediği, bu hususun AYİM 1 nci Dairesinin yerleşik kararlarından olduğu, bu nedenle davada süre aşımı olmadığı, davacının 1995 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü ile 1996 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü tarafından takdir edilen sicil notlarının davacının sicil safahatı ile uyumlu olmadığı, sicil üstleri tarafından takdir edilen sicil notları ile olumsuz kanaatleri destekleyecek mahiyette davacıya herhangi bir ceza, ikaz gibi adli bir işlem yapılmadığı, bu nedenle bu sicillerin Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği, somut sebep ve gerekçeleri ortaya konulmaksızın verilmiş subjektif siciller olduğu kanaatine varılmıştır." (AYİM.1.D. Tarih : 5.11.2001 22:00:00 Karar No1 : E.2001/1220 Karar No2 : K.2001/1184 )

Sicil davalarında yetkili mahkeme 2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU  33/3 fıkrasında belirtilmiştir. Bu fıkrada "Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir." hükmü yer almaktadır.  Mezkur hükme göre sicil davalarında görevli mahkeme personelin görev yaptığı yer idare mahkemesidir.

Sonuç olarak; belli bir dönemde verilmiş olabileceği değerlendirilen düşük sicil notunun ve olumsuz kanaatlerin, önceki dönemde verilen sicil notlarını görme yetkisine haiz olan amirler üzerinde olumsuz etki bırakabileceği, bu durumun personelin şahsına karşı duyulan güven duygusunu sarsabileceği, idarece yapılacak atama ve görevlendirme işlemlerine olumsuz yönde etki edebileceği, özlük haklarıyla ilgili yapılacak işlemlerde hak kaybına uğrayabileceği açıktır. Bu nedenle sicil kıdem sırasında göze çarpacak şekilde gerileme olanların, yurtdışı görevlendirmelerinde yeterli yabancı dil puanlarına  sahip olduğu halde görevlendrilmeyenlerin, başvurduğu sınavlara kabul edilmeyenlerin vb. nedenlerle hak kaybına uğrayanların mutlaka sicil iptal davası açmalarında yarar vardır. Düşük sicil ve olumsuz (menfi) kanaatlere karşı zamanında gerekli girişimleryapılmadığı takdirde personel birçok hak kaybına uğrayacaktır. 

Sicil iptal davası ile ilgili emsal kararlara aşağıda yer verilmiştir. Ayrıca yakın tarihte Van  idare Mahkemesi tarafından verilen sicil notu ve olumsuz kanaatin iptali kararını sayfanın altında yer alan dökümanlar bölümünden inceleyebilirsiniz.

 Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler iletişim bölümünde yer alan e-posta adresi ve telefon numaraları vasıtasıyla hukuk büromuzla irtibata geçebilirler.

Uzman erbaşların sicil işlemleri ile ilgili makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

 UZMAN ERBAŞ SİCİL İPTAL DAVASI

OLUMSUZ (DÜŞÜK) SİCİL NEDENİYLE UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESİH VEYA SÖZLEŞME YENİLENMEMESİ (UZATILMAMASI) İŞLEMLERİ

 

Dökümanlar