Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir Şeklinde Düzenlenen Sicil

Emsal Karar

ÖZETİ:Davacı subayın son rütbesinde herhangi bir disiplin cezasının bulunmayışı, adli bir işleme muhatap olmayışı, sicillerinin iyi-pekiyi düzeyde teşekkül edişi ve birçok yazılı takdirinin mevcudiyeti karşısında; sonradan KKK. Personel Başkanlığı Komisyonu tarafından da ayırma işlemine dayanak kabul edilmeyen “Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir” şeklinde düzenlenen sicilin objektif olmadığının kabulü gerekir. 


Davacı vekilleri 05.07.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde ve 05.10.1999 tarihinde kayda geçen cevaba cevap layihasında özetle; müvekkilleri olan subayın KK. Eğt. ve Doktrin K.lığı Uzman Erbaş Komisyon üyesi olarak görevli bulunduğu sırada, sicil üstlerince hakkında disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işleminin başlatıldığını ve bu amaçla hakkında “Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir” şeklinde sicil düzenlendiğini, davacının I. sicil üstünün yıllık izinde olduğu bir sırada, bu makama vekaleten görevlendirme de yapılmadan, Komisyonda en kıdemli personel olan bir binbaşı tarafından I. sicil üstü sıfatıyla davacı hakkında doldurulan sicilin öncelikle yetki unsuru yönünden hukuka aykırı düştüğünü, ayrıca davacının Askerî Mahkemelerce ya da Disiplin Mahkemesince verilmiş herhangi bir mahkumiyeti olmadığı gibi, son rütbesinde kendisine verilmiş bir disiplin cezasının da bulunmadığını, aksine son rütbesinde çeşitli takdirnameler aldığını, kişisel çıkarlarına, kumara ve borçlanmaya düşkün olmadığını, yabancı uyruklu bir kadınla evlenip bir süre sonra boşanan müvekkillerinin, Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı bir davranışının, yasa dışı siyasi akımlarla ilgisinin de bulunmadığını, dolayısıyla hakkında düzenlenen ayırma sicilinin Subay Sicil Yönetmeliğinin 91 nci maddesine tamamen aykırı şekilde düzenlenmiş, sebep unsuru yönünden sakat bir işlem mesabesinde olduğunu, öte yandan bir önceki yıl davacıya yüksek sicil veren II. sicil üstü subayın, davacının bir müddet arkadaşlık ettiği yakını bir kızla sonradan muğber olarak, I. sicil üstünün izinli olduğu sırada, keyfi olarak ayırma sicili düzenlettirmesi yolunda büyük bir kuşkunun bulunduğunu, bu nedenle işlemin aynı zamanda amaç unsuru yönünden de hukuka aykırı düştüğünü belirterek; anılan ayırma sicilinin iptalini talep ve dava etmişlerdir.  
Dava dosyası ile özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; davacı subayın K.K. Eğt. ve Dok.K.Astsb. Ad. Ve Uz.Erb.Kay.Kab.Kom.Bşk.lığı üyesi olarak görev yapmaktayken, sıralı sicil üstlerince hakkında disiplinsizlik nedeniyle ayırma işleminin başlatıldığı ve 08.02.1999 tarihinde her üç sicil üstünce “Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir” şeklinde sicil düzenlendiği, K.K.K.’lığı Personel Başkanlığında teşkil ettirilen Komisyonda durumunun görüşülmesi sonucu, davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin disiplinsizlik nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemini gerektirecek nitelik ve yeterlikte olmadığı, bu nedenle Subay Sicil Yönetmeliğinin 92/a maddesi uyarınca bir yıl süreyle denenmesinin uygun olacağına karar verildiği ve bu kararın 16.04.1999 tarihinde KKK.nınca onaylandığı, KKK.’lığının 26.04.1999 tarihli işlemi bu durumun davacıya tebliğinin istendiği, işlemin 12.05.1999 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, KKK.’lığınca 1999 yılı genel atamalarında davacının “deneme” amacıyla KTBKK.lığı Loj.Ds.Gr. 57001 nci Müht.Bl.K.İk.Tk.K.lığına atamasının yapıldığı ve 19.07.1999 tarihinde bu göreve atandığı, davacının 1999 yılı sicilinin Subay Sicil Yönetmeliğinin 92/a maddesi uyarınca (20) not olarak itibar edildiği, davacının sözkonusu ayırma sicilinin iptali amacıyla süresinde AYİM.’de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.  
Subay Sicil Yönetmeliğinin “Disiplinsizlik ve Ahlaki Durum Nedeniyle Ayırma” başlıklı 91 nci maddesinde “Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği Silahlı Kuvvetlerde kalmaları, son rütbelerine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyenler hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır:  
a) Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, ikaz veya cezalara rağmen ıslah olmaması,  
b) Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi,  
c) Aşırı derecede menfaatine, içkiye, kumara, borçlanmaya düşkün olması,  
d) Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması,  
e) Tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi yıkıcı, bölücü, irticai ve ideolojik görüşleri benimsediği, bu gibi faaliyetlerde bulunduğu veya karıştığı anlaşılanlar.” denilmektedir. 
Davacı hakkındaki ayırma işleminin başlatılmasında düzenlenen “Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir” sicili de, anılan Yönetmelik hükmünün a,b,c, d fıkralarına dayandırılmıştır.  
Yine anılan Yönetmeliğin “Disiplinsizlik ve Ahlaki Durum Nedeniyle Ayırma Sicil Belgesi Düzenlenmesi ve Uygulanacak Usuller” başlıklı 92 nci maddesinin “Ayırma işleminin sıralı sicil üstlerince başlatılması” başlıklı (a) fıkrasının üçüncü bendinde “... Kuvvet Komutanı veya Jandarma Genel Komutanı tarafından emekliliği uygun görülmeyenlerin sicilleri, mazbata edilerek şahsi dosyalarına konur ve bunların görev yerleri değiştirilir...” denilmekte; aynı fıkranın dördüncü bendinde de “... Haklarında Kuvvet Komutanı veya Jandarma Genel Komutanı veya Yüksek Askerî Şura tarafından göreve devam etmesi kararı verilen personele, o sicil yılı içerisinde yeni atandığı görev yerindeki sıralı sicil üstleri tarafından normal sicil düzenlenir. Bu durumda bulunan subayların ‘Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir’ şeklinde düzenlenmiş sicilleri, “Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir” kanaatine (20), bu hükme katılmama kanaatlerinin her birine (60) numara verilmek suretiyle Kuvvet Komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlıklarında nota çevrilir. Bu durumda bulunan subayların o yıl ki sicil notu, her iki sicil belgesinde tespit edilen not ortalamalarının ortalamasıdır. Bu yönetmelikte belirtilen şartları sağlamadığı için hakkında sicil belgesi düzenlenemeyenlerin o yıl ki sicil notu, ayırma sicil belgesindeki notudur...” hükmü yer almaktadır.  
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ışığında dava konusu ayırma sicilinin incelenmesinde; davacı vekillerince I. sicil üstü yönünden yetki itirazında bulunulmuşsa da, Başsavcılıkça yazılan istilama cevaben KK.EDOK K.lığınca yazılan 10.05.2000 tarihli gizlilik dereceli yazı kapsamından, adı geçen I. sicil üstünün ayırma sicilinin düzenlendiği tarihte yetkili olduğu açıkça anlaşıldığından, bu konudaki itiraza itibar edilmemiştir. 
Dava konusu ayırma sicilinin “sebep” ve “amaç” unsurları yönünden irdelenmesine gelince:  
Davacı subayın özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; 1987 yılında teğmen nasbedilen davacının 1988 ve 1989 yılları sicil notu ortalamalarının yeterli derecede, 1990 ve 1991 yılları sicil notu ortalamalarının iyi derecede, 1992 yılı sicil notu ortalamasının çok iyi derecede, 1993, 1994, 1995 ve 1996 yılları sicil notu ortalamalarının iyi derecede, 1997 yılı sicil notu ortalamasının çok iyi derecede, 1998 yılı sicil notu ortalamasının iyi derecede olduğu, 
07.01.1999 tarihinde davacının 14.11.1996 tarihinde Moldova uyruklu bir kadınla izinsiz olarak evlenmiş olması nedeniyle ifadesinin alındığı, davacının ifadesinde boşanma işlemi başlattığını beyan ettiği, davacı hakkında mahkeme evrakları tanzim edilerek K.K.K. lığına gönderildiği, Ankara Asliye 18 nci Hukuk Mahkemesinin 10.07.1998 gün ve 1998/170-464 E.K. sayılı hükmü ile davacıyla Moldova uyruklu kadının boşanmasına karar verilmiş olduğu, K.K.K.lığının 08.02.1999 tarihli yazısı ile davacı hakkındaki mahkeme dosyasına adli yönden yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığının E.D.O.K.lığına bildirildiği, 1990 –1996 yılları arasında toplam 7 adet disiplin cezası aldığı, bu meyanda 10.04.1990 tarihinde 5 gün göz hapsi, 06.08.1990 tarihinde şiddetli tevbih, 08.10.1993 tarihinde şiddetli tevbih, 28.10.1993 tarihinde 4 gün göz hapsi, 13.06.1994 tarihinde uyarı, 06.09.1994 tarihinde tevbih ve 07.05.1996 tarihinde şiddetli tevbih disiplin cezalarıyla tecziye edildiği, 30.08.1996 tarihinde yüzbaşı rütbesine terfi ettikten itibaren hakkında ayırma sicili düzenlenen tarihe dek herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, buna karşılık çeşitli sicil üstlerince 26.10.1990, 04.03.1991, 14.03.1991, 24.10.1994, 14.11.1995, 30.11.1995, 13.02.1997 ve 28.04.1997 tarihlerinde yazılı olarak takdir edildiği, herhangi bir adli işleme muhatap olmadığı anlaşılmaktadır.  
Yukarıda metnine yer verilen Subay Sicil Yönetmeliğinin 91 nci maddesinin amir hükmü gereğince, bir subay hakkında disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği ayırma işleminin başlatılabilmesi (Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir sicili düzenlenebilmesi) için, beş bend halinde sayılan hallerden /nedenlerden birinin, o subayın son rütbesine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılması (ortaya konulması) gerekli bir ön koşuldur. Oysa davacı subayın son rütbesi olan yüzbaşılığa terfi ettiği 30.08.1996 tarihinden sonra herhangi bir disiplin cezası almadığı, bu dönemde iki kez yazılı olarak takdir edildiği, bu rütbede aldığı bir sicilin tama yakın pekiyi düzeyde, birinin de iyi derecede teşekkül ettiği, bu sicillerinde herhangi bir menfi kanaat belirtilmeyip, bilakis çok olumlu yazılı kanaatler serdedildiği, yine bu rütbesinde hakkında adli bir işlemin sözkonusu olmadığı açıkça görüldüğünden; sıralı sicil üstlerince düzenlenen ayırma sicilinin sebep unsuru yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığı açıktır. Keza, ayırma sicili Subay Sicil Yönetmeliğinin 91 nci maddesinin a, b, c ve d bendlerine dayanılarak düzenlenmişse de; davacının bu hallerinin ne şekilde gerçekleşip saptandığı konusunda somut hiçbir bilgi ve belgenin ayırma siciline eklenmemesi karşısında, kişi yararı – kamu yararı dengesini sağlamaktan uzak işlemin amaç unsuru yönünden de hukuka aykırılıkla sakatlanmış bulunmaktadır.  
Saptanan bu hukuka aykırılık nedenleri karşısında, II. sicil üstünün bir yakını ile davacının sonradan ayrılıkla sonuçlanan bir arkadaşlık ilişkisinin yol açtığı muğberiyetle ayırma sicili düzenlendiği yolundaki mücerret iddiaya itibar edilmemiş ve bu hususun araştırılmasının sonucu etkilemeyeceği gerçeği karşısında, bu sav değerlendirme dışı bırakılmıştır.  
Açıklanan nedenlerle; yetkili sicil üstlerince 08.02.1999 tarihinde davacı hakkında düzenlenen ve Kuvvet Komutanınca uygun görülmemesi nedeniyle Subay Sicil Yönetmeliğinin 92 nci maddesi gereğince (20) nota tahvil edilen “Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir” şeklindeki ayırma sicilinin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu saptanmakla, anılan AYIRMA SİCİLİNİN İPTALİNE,  
(AYİM.1.D.12.9.2000;E.2000/593,K.2000/787) 

 

Sicil iptal davası dilekçe örneği

TSK sicil iptal davası 

Sicil iptal davası emsal karar

İdare mahkemesi sicil iptal davası dilekçe örneği

Sicil iptal davası nereye açılır?

Sicil notuna itiraz

Avukata Sor!