MALULLÜK

MALULLÜK
MALULLÜK
 

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu yürürlüğe girene kadar sigortalıların sosyal güvenlik hakları beş ayrı Kanun ile düzenlenmişti. Bunlar;

- Hizmet sözleşmesiyle çalışanlar: 506 sayılı Sosyal Sigortalar  Kanunu,

- Kendi nam ve hesabına çalışanlar: 1479 sayılı Esnaf  ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununu,

- Kamu görevlisi olarak çalışanlar: 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu,

-Tarımda hizmet akdiyle çalışanlar:  2925 saylı Tarım işçileri Sosyal Sigortalar Kanunu,

-Tarımda kendi nam ve hesabına çalışanlar:  2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu.

Ayrıca, 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesindeki sandıklara tabi olanlar da kendi vakıf senetlerine göre sosyal güvenlikleri gerçekleştiriliyordu.

5510 sayılı Kanun daha önce farklı sigorta kanunlarına tabi olanları aynı kanun içerisinde toplamış  ve  4. maddede üç bent hâlinde sınıflandırmıştır. Bunlar; 

-  Hizmet sözleşmesiyle çalışanlar 4-a  (506 ve 2925 sayılı Kanunlara göre sigortalı olanlar )
 - Bağımsız çalışanlar 4-b (1479 ve 2926 sayılı Kanun’a göre sigortalı olanlar)
-  Kamu görevlisi olarak çalışanlar 4-c  (5434 sayılı Kanuna göre sigortalı olanlar)

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu  iki çeşit malullük hali düzenlenmiştir. Bunlar;

-Kanunun 25. maddesinde 4-a, 4-b ve 4-c’lilerin tamamı olmak üzere tüm sigortalıları kapsamına alan  genel malullük,

-Kanunun 47.  maddesinde yer alan ve sadece  4/c’lileri kapsamına alan “vazife malullüğü” düzenlemeleridir.

Adi (genel) malullük; iş kazası veya meslek hastalığı sebepleriyle ya da vazifenin tesiriyle ortaya çıkmamış olan malullük türüdür. Sigortalının işiyle veya göreviyle bağlantısı olmayan yani sigortalının iş dışındaki yaşam alanında doğmuş bulunan malullük halidir. Malûllük sigortasından sigortalılara sağlanan en önemli hak, malûllük aylığı bağlanmasıdır. Bunun dışında yaşlılık aylığı alanlar ile aynı haklara sahiptir.
 
Malullük aylığına hak kazanma şartları nelerdir? 
 
Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için  sigortalının;
 
A) 5510 sayılı Kanun'un  25. maddesine  göre malûl sayılması gerekmektedir.
 
4-a ve 4-b  sigortalılardan;
 
- Herhangi bir hastalık veya kaza sonucu çalışma gücünün en az %60’ını kaybedenler,
 
- İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını kaybedenler,
 
4-c  sigortalılardan;
 
- Görevlerine devam etmekte olanların, herhangi bir hastalık veya kaza
sonucu çalışma gücünün en az %60’ını kaybedenler
 
- Görevlerinde devam etmekte olanların vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybedenler.,
 
- Görevlerinden ayrıldıktan sonra herhangi bir sigortalılık hâline tabi olmayanların, çalışma gücünün en az %60’ını kaybedenler,
 
- Vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlar, hastalıkları özel kanunlarında tayin edilen sürelerden fazla devam edenler.
 
B) 10 yıllık sigortalılık süresini doldurmuş olmak,
 
 C) 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim gününü doldurmuş olmak,
 
*Eğer kişi, başkasının bakımına muhtaç bir şekilde malul kalmışsa bu kez 10 yıllık sigortalılık süresi aranmaz ve 1800 prim günü yeterli olur. 
 
Ç) 4-b' li sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması gerekmektedir.
 
Maluliyet tespiti için  hangi mercilere başvuruda bulunulması gereklidir?
 
 Bağlı bulunulan sosyal güvenlik il ve merkez müdürlüğünün ilgili servislerine;  kamuda çalışanların ise halen çalışıyor olanlar bağlı bulundukları kurumlara, görevlerinden ayrılmış olanlar ise  Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığına, başvuruda bulunması gerekmektedir.
 
Maluliyet tespiti hangi mevzuata göre yürütülür?
 
a) Sigortalıların çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediklerinin tespitinde Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,
 
b) 4/a ve 4/b sigortalıların meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını kaybedip kaybetmediklerinin tespitinde  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
 
c) Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensubu olan personeli için , Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı Ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği
 
ç) İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan personel için Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği,
 
d) 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kapsamında çalışan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi Koruma Güvenlik Görevlileri için belirlenen Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte belirtilen sağlık şartlarına göre yürütülür.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı  ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre malullük için hangi tür raporların alınması gerekmektedir?
 
Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı Ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personeli hakkında verilecek maluliyet kararlarında TSK, JGK ve SGK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği esas alınmaktadır. Yani bu personelin  sağlıkları bakımından vazifelerine devam edip edemeyecekleri bu Yönetmelik hükümlerince belirlenmektedir.
 
Yönetmeliğin Hastalık Listesinde; hastalıklar, ağırlık derecesine göre (A), (B) ve (D) dilimleriyle bu dilimlerdeki fıkralara ayrılarak sınıflandırılmış olup tedavi ve nekahet durumları ise (C) diliminde belirlenmiştir.
 
Sağlık kuruluna giren personelin  statülerine göre “Sınıfı veya Branşı Görevini Yapamaz”, “Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz”,  "Jandarma Genel Komutanlığında Görev Yapamaz“, "Sahil Güvenlik Komutanlığında Görev Yapamaz", "Askerliğe Elverişli Değildir” şeklindeki görev yapmasına engel teşkil eden sağlık raporunun yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenmiş olması gerekmektedir.
 
Sınıfı görevini yapamaz raporu alanlara malul olabilir mi?
 
Bu durumda olan kamu personeli yazılı talepleri halinde malûllüklerinin mani olmadığı başka vazife veya sınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere istifa etmiş sayılırlar.  Bu kişilerin malullük hakları saklı kalmaktadır. Ancak özel kanunlarına göre zorunlu hizmet süresi yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya malûliyetlerinin yeni vazifelerine de mani olduğuna dair usûlüne uygun yeniden rapor almadıkça bu haklarını kullanamazlar.
 
Kurum sağlık kurulunca malul sayılamayacağı kararı verilenler nereye itiraz edebilir?
 
Kurum sağlık kurullarınca malul sayılmayanlar, dosyalarının  Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunda incelenmesini talep edebilirler. İtiraz dilekçelerini yine bağlı bulundukları sosyal güvenlik il müdürlüklerine verirler. Yüksek Sağlık Kurulu itiraza konu karara esas olan ve dosyada mevcut bulunan sağlık kurulu raporları üzerinden değerlendirme yaparak, karara bağlar. 
 
Çalışma gücü kaybı oranı  %60’dan az olanlara tanınan bir hak var mıdır?
 
%60 altında çalışma gücü kaybı olan sigortalılara malullük aylığı bağlanmaz. Ancak %40-59 arasında çalışma gücü kaybı olan sigortalılara, yaşlılık aylığı bağlanmasında yaş ve prim gün sayısı şartlarında kolaylık sağlanmaktadır.
 
Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;
a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320gün,
b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla  yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanabilmektedirler.
 
Malullüğün çalışmaya başlamadan önce başladığı tespit edilirse hangi işlem tesis edilir?
 
Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün % 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malûllük aylığından yararlanamamaktadır.
 
Ancak eski ve çalışmaya engel olmayan bir hastalığın,  belirtilen %60 çalışma gücü kaybı seviyesine yükseldiği durumlarda malullük aylığından yararlanabilir.
 
Ayrıca  çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmiş haliyle ilk defa çalışmaya başlayan, ancak   daha sonra ortaya çıkan farklı bir hastalık nedeniyle  çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiği tespit edilenlere malul aylığı bağlanmaktadır.
 
Malullük aylığı hangi sigortalılık statüsüne göre bağlanır?
 
4-a, 4-b ve 4-c statülerinden  birden fazlasına tabi olarak çalışmış veya prim ödemiş olan sigortalıların malûllük aylığı bağlanmasına ilişkin talepleri, son sigortalılık hâline göre sonuçlandırılır. Örneğin 8 yıl sigortalılık süresi olan bir kamu görevlisi malul sayılırsa 10 yıl sigortalılık süresi şartını sağlamadığından malul aylığı bağlanmayacaktır. 10 yıllık süreyi tamamlandığında en son  4-b'li  olarak çalıştı ise son sigortalılık hali olan  4-b den  malul aylığı bağlanacaktır. 4-c'den malulen emekli olmak daha avantajlı olduğu için eksik olan 2 yıllık süreyi başka bir statüde çalışmadan bekleyerek, 10 yıllık süre şartını sağlaması kendisi açısından daha avantajlı olacaktır.
 
Malul sayılmalarına rağmen aylık bağlanmasına ilişkin sigortalılık süresi ve/veya prim ödeme gün sayısı şartını sağlamamaları nedeniyle bu statüdeki görevlerinden ayrılışlarında aylık bağlanamayan sigortalılara 2017 yılında yapılan mevzuat değişikliği  ile önemli bir hak getirilmiştir. Söz konusu değişiklik sonucunda sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını sonradan sağlayanlar yeni bir sağlık kurulu raporu almadan  malul olabilmektedirler. Özellikle  vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetmesi nedeniyle malul sayılan kamu görevlileri için çok önemli bir değişikliktir.
 
Malulluk aylığının diğer aylık ve gelirlerle birleşmesi durumunda ne olur?
 
Kısa ve uzun vadeli sigorta kollarının her ikisinden de aynı anda aylık ve gelire  hak sahibi olunması durumunda, kişiye yardımın nasıl yapılacağı 5510 sayılı  Kanunu'nun. 54. maddesinde  düzenlenmiştir.
 
Bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda;
 
1) Hem malûllük hem de yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan yüksek
olanı, aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı,
2) Malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı ile birlikte, ölen eşinden dolayı da
aylığa hak kazanan sigortalıya her iki aylığı, 
3) Ana ve babasından ayrı ayrı aylığa hak kazanan çocuklara, yüksek olan aylığın
tamamı, az olan aylığın yarısı,
4) Birden fazla çocuğundan aylığa hak kazanan ana ve babaya en fazla ödemeye imkân
veren ilk iki dosyadan yüksek olan aylığın tamamı, düşük olan aylığın yarısı,
5) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm
aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı,
6) Vazife malûllüğü aylığı almakta iken, tekrar sigortalı olanlardan hem vazife malûllüğüne hem de malûllük aylığına hak kazananlara bu aylıklardan yüksek olanı, aylıkları eşitse yalnızca vazife malûllüğü aylığı, bunlardan hem vazife malûllüğü hem de yaşlılık aylığına hak kazananlara, bu aylıkların her ikisi,
7)  Evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi durumunda sonraki eşinden de aylığa hak kazananlara tercih ettiği aylığı, bağlanır.
 
Malul aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlanırsa malul aylığı kesilir mi?
 
Belirli yaş, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartını yerine getirip emeklilik ve yaşlılık aylığı bağlanan sigortalıların yaşlılık aylığı kesilmeden hizmet akdine tabi çalışmaları halinde işverenlerinden, kendi adına ve hesabına tabi çalışmaları halinde kendilerinden alınan prime  Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP ) denir.
 
2008 yılı Ekim ay başından sonra ilk defa 5510 sayılı Kanuna göre  4-a, 4-b ve 4-c bendi kapsamında sigortalı olup, malullük  aylığı bağlananlardan Kanunun 4-a ve 4-c bendi kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında yeniden çalışmaya başlayanların malullük aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir.
 
2008 yılı Ekim ayı başından önce sigortalı olanlar ile malullük aylığı bağlananlar ve 2008 yılı Ekim ayında sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma durumu devam etmektedir.
 
5510 sayılı Kanunda 6663 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu 4-b kapsamında çalışanlar hakkında 1/3/2016 tarihinden itibaren sosyal güvenlik destek primi uygulamasına son verilmiştir.
 
Malûllük aylığının hesaplanması  nasıl yapılır?
 
Malûllük aylığı; 
Prim gün sayısı 9000 günden az olan sigortalılar için 9000 gün üzerinden,
9000 gün ve daha fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden hesaplanmaktadır. 
 
Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için 9000 prim gün sayısı 7200 gün olarak uygulanmaktadır. Bu durum 4-a bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için dezavantaj oluşturmaktadır.
 
Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise tespit edilen aylık bağlama oranı 10 puan artırılmaktadır. 
 
Maluliyete  üçüncü kişinin sebep olduğu durumlarda rücu işlemi yapılır mı?
 
 Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücû edilmektedir.
 
Malûllük, vazife malûllüğü veya ölüm hali, kamu görevlilerinin veya er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan aylıklar için Kurumca, kurumuna veya ilgililere rücû edilmez.
 
Kontrol muayenesi nedir ? Ne zaman yapılır?
 
Kontrol muayenesi 5510 sayılı Kanun'un 94. maddesine istinaden; sigortalılar ve hak sahibi çocukları,
 
a) Kurumca yürütülen soruşturma sonucu,
 
b) Kurum Sağlık Kurulunca verilecek karara göre,
 
c) Sigortalının malullük durumunda artma veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğuna ilişkin talebi hâlinde,
 
ç) Sigortalı veya hak sahipleri dışında yapılan itiraz, ihbar ve şikâyet hâlinde, yapılabilir
 
Kontrol muayenesine istinaden düzenlenen sağlık kurulu raporunun Kurum Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilmesi sonucu gerekli görüldüğü hâllerde sigortalı veya hak sahibi çocukları yeniden kontrol muayenesine tabi tutulabilir.
 
Kurum Sağlık Kurulu tarafından adi malullük veya vazife malullüğü verilmeyen birçok durumda idare mahkemesinde işlemin iptali davası açılarak malullük hakkı kazanmak mümkün olmaktadır. Bu durumda olan kişilerin bu konuda uzman avukatlardan hukuki yardım almasında fayda vardır.
 
Vazife malullüğü hakkı verilmeyenlerin hukuki yardım almasında fayda olduğunu düşünüyoruz. Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler iletişim bölümünde yer alan e-posta adresi ve telefon numaraları vasıtasıyla hukuk büromuzla irtibata geçebilirler.
 
Vazife malüllüğü ile ilgili makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Dökümanlar