3 AY ÖNCESİNDEN YENİLEME DİLEKÇESİ VERİLMEMESİ

Emsal Karar 1

Noter taahhütnamesinde sözleşme süresi 2 ve 5 yıl olarak belirtilmiş olup buna yönelikte düzeltme yapılmadığından; davalı idarece sözleşmenin 2 yıl kabul edilerek bu sürenin bitiminin 3 ay öncesinde yenileme dilekçesi verilmemesi nedeniyle sözleşme feshinde hukuka uyarlılık bulunmamaktadır.

 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 489 KHK. ile değişik 5 nci maddesinde; “Uzman erbaşlar 2 yıl süre ile sözleşme yaparak göreve başlarlar ve TC. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler. Bunlardan, istihdam edildikleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşlar ile ilgili sağlık nitelikleri uygun olanların müteakip sözleşmeleri, 1 yıldan az 5 yıldan fazla olmamak şartıyla azami 45 yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir” hükmü bulunmaktadır.  
3269 Sayılı Kanunun 19ncu maddesine dayanılarak çıkarılan Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 4.2.1994 tarih ve 21839 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilen “Sözleşmenin Uzatılmasında Uygulanacak Esaslar” başlıklı 12nci maddesinde; “Uzman Erbaşlar Sözleşme süresinin bitiminde terhis edilirler. Bunlardan sözleşmelerinin yenilenmesini isteyenlerin istekleri, müteakip sözleşe süreleri bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak kaydıyla aşağıdaki şartlar altında kabul edilir. 
1) Taahhüt  ettiği  sürenin  bitimine  üç  ay  kala  hizmet  süresini  uzatmak  istediğine dair bir dilekçe ile müracaat etmiş olmak  
2) Almış olduğu son sicil notu, sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısında olmak  
3) Fiili kadroda münhal bulunmak  
4) İstihdam edildikleri /edilecekleri kadronun görev  özelliklerine  göre sınıf ve branşları  ile  ilgili  sağlık niteliklerine sahip  olmak. 

Bu suretle işlemleri tamamlanan uzman erbaşların  sözleşmelerinin uzatılması, istihdam edildikleri bağımsız tugay, tümen (deniz ve havada eşidi) komutanlıklarınca veya eşidi kurum  amirlerince ordu ve kolordu (deniz ve havada eşidi) doğrudan bağlı birlikleri ile eşidi kurum amirlikleri için Kurmay Başkanlarınca ve Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı doğrudan bağlı birlikleri izin Personel Başkanlıklarınca tasdik edilir ve ilgili Kuvvet Komutanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bildirilir. Bu şekilde sözleşmelerinin uzatılması takdir edilenler, yeni bir taahhütname imzalayarak göreve devam ederler. Uzatma suretiyle uzman çavuş ve uzman onbaşılar en fazla 45 yaşına kadar hizmete devam ettirilebilirler,” denmektedir. K.K.K. lığı Uzman Erbaş Yönergesi (KKY.51-3)’te paralel hükümleri içermektedir. 

Davacı ile davalı idare arasında mevcut olan “uzman erbaş sözleşmesi”,18.03.1986 tarih ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Uzman Erbaş Yönetmeliği hükümleri uyarınca yapılmış bir idari sözleşmedir. Davacıda bu sözleşmeyi imzalamakla daha önce kanun ve yönetmelikle saptanmış olan bir hukuksal duruma girmiş bulunmaktadır.  

Anılan idari sözleşmenin tarafların iradelerinin örtüştüğü anda hüküm tesis edeceği şüphesizdir. Sorunun çözümü, tarafların iradesinin dermeyanın zamanı ve buna bağlı olarak iradelerin örtüştüğü ana göre sözleşmesinin ne zaman kurulduğunun tespiti noktasındadır. Uzman Erbaş Yönetmeliğinin yukarıda belirtilen 12 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre, idare, 6.1.2003 tarihinden 3 ay önce yeni bir sözleşme dönemi için taraf sıfatıyla davacıya uzatma iradesinin mevcut olup olmadığını ve anılan hükme göre; yeni bir sözleşme dönemi içinde yasada ve yönetmelikte belirtilen diğer şartların yerine getirilmesini sağlamak için gerekli ön görüşmelerde bulunmasını temin etmiş ve buna göre de davacı, 3 ay önce “sözleşmeyi uzatma iradesini” verdiği dilekçe ile ortaya koymuştur. Ardından sağlık şartlarını tamamlamış ve sözleşmenin bir “tarafı” olarak “asıl” iradesini ve çalışma taahhütünü noterden idareye sunulan 3.12.2002 tarihli  “taahhütname” ile beyan etmiştir. Anılan taahhütnamede hem 2 yıl, hem de 5 yıl sözleşmenin uzatılacağına dair, ibare yer almaktadır. Basiretli bir İdarenin ,bu taahhütnamenin kendisine ulaşması üzerine gerekli dikkat ve özeni göstererek 5 yıl değil 2 yıl daha çalıştırmak istediğine dair iradesini ortaya koyucu şekilde taahhütname getirmesi konusunda sözleşmenin diğer tarafı olan davacıya ihtarda bulunarak “taahhütname” deki çelişkiyi düzelttirmesi gerekirken ajanları aracılığıyla, tam aksi hareketle davacının 6.1.2005 tarihine dek (2 yıl) sözleşmesini uzatmasına değilde, 6.1.2008 tarihine dek (5 yıl) sözleşmesinin geçerliliğini teyit edici işlemlerde bulunması, davacıyı yeni bir sözleşme dönemi içerisinde çalıştırmaya devam etmesi nedeniyle kendi iradesinin de davacı iradesi ile örtüştüğünü, diğer ifadeyle sözleşmenin 2 yıl değil de 5 yıl uzatıldığını kabul ettiği sonucuna varılmaktadır. Esasen anılan taahhütnamede çelişkili ibarelerin mevcut olması bir gerçek ise de yukarıda belirtildiği üzere sözleşmenin kurulduğu an olan taahhütnamenin idareye ulaştığı ve idarenin bunu kabul ederek davacıyı istihdama devam ettirdiği gerçeği karşısında; davacıda 3 ay önce dilekçe vermemesinden bahisle sözleşmesini uzatmama iradesinden bahsetmek mümkün görülmemektedir. Zira taraflar arasında sözleşmenin hak ve nesafet kuralıda dikkate alınarak 6.1.2003 tarihinden itibaren 5 yıl için yapıldığı,  hukuki sonucuna varmak gerekmektedir. Diğer yandan olayımızda davacı lehine 5 yıl kurulduğu anlaşılan sözleşme süresinin ayrık durum yarattığı da bir gerçektir. Ancak anılan ayrık durumun giderilmesinin istisnai olarak davalı idarenin sözleşmenin niteliğinin “idari sözleşme” olmasını ve T.C.Anayasasının 128 nci maddesinde zikredilen “kamu çalışanlarının teminatı” ilkesini gözeterek, davalı idarenin ve davacı tarafın iradeleri uyuştuğu takdirde ayrık durumu giderici mahiyette olan ve ilk sözleşme tarihinden itibaren geçerliliği bulunan yeni bir taahhütnamenin verilmesi suretiyle sözleşme dönemi üzerinde değişikliğe gidebileceği ve ayrık durumu bu şekilde giderebileceğini de belirtmekte fayda görülmektedir. Aksinin mevcut olduğu dava konusu olayda, iyiniyetli olan davacı lehine sözleşmenin 5 yıl için tesis edildiğini kabul etmek gerektiği şüphesizdir.  

Yukarıda açıklanan nedenlerle, sözleşme bitim tarihinden üç ay önce sırf dilekçe vermemesi nedeniyle, davacının sözleşmenin fesh edilmesi  işleminin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılıkta sakatlandığı sonucuna ulaşılmıştır.  

Yukarıda hukuka aykırılığı tespit edilen işlemin, tesis edildiği andan itibaren hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldıracağı kabulü karşısında, davacıya statü dışında geçirdiği süreye ilişkin aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. 

!!! Konu ile ilgili ayrıntılı makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞMESİNİN FESİH HALLERİ: KENDİSİNDEN İSTİFADE EDİLEMEME HALİNİN HUKUKİ İNCELEMESİ

  1. Celal bulut 27-03-2021

    Uzm erbaşlar da yasal sözleşme imzalama süresi 1 ocak ile 31 Aralık mıdır

    • Alptekin & Işık & Özer Hukuk Bürosu @Celal bulut27-03-2021

      Taahhüt ettiği sürenin bitimine en az üç ay kala (yurt dışı geçici göreve gidecek uzman erbaşlar için altı ay kala) hizmet süresini uzatmak istediğine dair bir dilekçe ile müracaat etmiş olmak yeterlidir. Sözleşmelerin yapılma tarihleri alım tarihine göre değişmektedir.

Avukata Sor!


Diğer Başlıklar

SÖZLEŞMELİ İCRA KATİPLİĞİ SÖZLÜ SINAVI (MÜLAKAT)

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3.

27-11-2019

Cenaze Giderlerinin Ödenmesi

Emsal Karar 1ÖZETİ : Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet Memurlarına da

25-12-2019

Aile Götürülemeyecek Garnizonlara Atama Halinde Konutta Oturma

Emsal Karar 1Aile götürülmeyecek garnizondan birine Tunceli As.Şb.Bşk.lığına atanmış olmasına rağmen

13-10-2019