GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA

GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA
GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA 
 
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137. maddesinde görevden uzaklaştırma, "Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir." şeklinde tanımlanmıştır. Görevden uzaklaştırma yetkisi, bir önlem ve tedbir niteliğinde olup, ceza maksatlı ve zarar vermek amacı ile kullanılması hukuken mümkün değildir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.
 
Madde metninden anlaşıldığı üzere idarelere belirli şartların oluşması durumunda takdir yetkisi kapsamında görevden uzaklaştırma yetkisi verilmiştir. Takdir yetkisinin sınırları aynı kanunda “kamu hizmetinin gerekliliği”, “görevi başında kalmasında sakınca bulunması” olarak ifade edilmiştir. 
 
Görevden Uzaklaştırma Tedbirinin Uygulandığı Durumlar Nelerdir?
 
Bir devlet memurunun görevi başında kalmasında sakınca ortaya çıkaran durumlar, 657 sayılı Kanun’un 140 ve 145. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu durumlar:
 
a-) Memur hakkında açılmış bir disiplin soruşturmasının varlığı,
 Disiplin yönünden “Memuriyetten ihraç” gibi ağır bir yaptırım uygulanmasına gerek bulunmadığı hallerde görevden uzaklaştırma tedbirinin derhal kaldırılması gerekmektedir. Meslekten çıkarma dışındaki  disiplin soruşturmasına bağlı olarak bir memurun  görevden uzaklaştırılması hukuka aykırı olacak ve uzaklaştırma kararı veren yetkili kişiler açısından sorumluluk doğurabilecektir. 
 
b-) Memur hakkında herhangi bir mahkeme tarafından yapılan cezai soruşturma,
  657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde memur olma koşulları düzenlenmiş olup bunlarda birisi de mahkum olmamış olmaktır. Ancak bu mahkumiyeti niteliği “kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hüküm giymemiş olmak” şeklindedir. TCK’nın 53. maddesinde yer alan suçlarda ise, süreye bakılmaksızın memurluğa engel olma durumları söz konusudur.
 
c-) Memurun Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği durumlarda, görevinin başında kalmasında sakınca görülmesi  gerekmektedir.
 
Sakıncanın hangi hallerde doğacağı ve kamu hizmetlerinin gerekleri mezkur kanunda belirtilmediğinden  bunun tespitinde idareye takdir hakkı tanınmıştır.
 
Başbakanlığın 2005/14 sayılı Genelgesi'nin 3. maddesinde “Kamu görevlisi hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri, ancak ilgili personelin yürütmekte olduğu görevin yürütülen soruşturmayı etkileyeceği yönünde açık ve güçlü bir ihtimal bulunması halinde uygulanacaktır.” denilmiştir. Görevden uzaklaştırılacak  memurun yürüttüğü görev, yürütülen soruşturmayı etkilemeyecek seviyede ise, görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulanması  halinde hukuka aykırı olacaktır.
 
Devlet Memurlarını görevden uzaklaştırmaya yetkili kimlerdir?
 
 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun başlıklı 138. maddesine göre görevden uzaklaştırmaya yetkililer şunlardır.
a-) Atamaya yetkili amirler;
b-) Bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri;
c-) İllerde valiler;
ç-) İlçelerde kaymakamlar (İlçe idare şube başkanları hakkında valinin muvafakati şarttır.)
Valiler ve kaymakamlar tarafından alınan görevden uzaklaştırma tedbiri, memurun kurumuna derhal bildirilir.
 
“Görevden uzaklaştıran amirin sorumluluğu” başlıklı 139. maddesine göre; görevinden uzaklaştırılan Devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Memuru görevden uzaklaştırdıktan sonra memur hakkında derhal soruşturmaya başlamayan, keyfi olarak veya garaz veya kini dolayısıyla bu tasarrufu yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan amirlerin hukuki, mali ve cezai sorumlulukları vardır.
 
İlgili hükümden de görüleceği üzere  bu tedbirin uygulandığı soruşturmalarda, soruşturmayı başlatma süresi 10 iş günü ile sınırlandırılmış, soruşturmanın sürüncemede bırakılıp görevden uzaklaştırma halinin fiili olarak uzatılmasının önüne geçilmek istenmiş ve aksi yönde davranan yöneticilerin cezalandırılmaları öngörülmüştür.
 
Görevden Uzaklaştırılan Memurun Hakları Nelerdir?
 
 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 141.maddesine göre;
a-)  Görevden uzaklaştırılan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenecektir.
b-) Görevden uzaklaştırılan memurlara bu Kanunun  öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam edecektir. Bu sosyal hak ve yardımlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 187-214.  maddeleri  arasında sayılmıştır.
 
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38.maddesinde, “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Âdil yargılanma hakkı” başlıklı 6 ıncı maddesinin (2) numaralı fıkrasında “Kendisine bir suç isnat edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.” denilmektedir.  Görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulanması memurun suçlu olduğu anlamına gelmemektedir. Bu nedenle, kanun koyucu ilgilinin görevden uzaklaştırıldığı süre içerisinde aylıklarının üçte ikisi kendisine ödenmesini ve sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam etmesini düzenleyerek suçu hükmen sabit oluncaya kadar mağdur olmamasını sağlamaya çalışılmıştır.
 
 Hangi Hallerde Görevden Uzaklaştırma Tedbiri Kaldırılır?
 
“Tedbirin kaldırılması” başlıklı 142. maddesi, “Soruşturma sonunda disiplin yüzünden memurluktan çıkarma veya cezai bir işlem uygulanmasına lüzum kalmayan Devlet memurları için alınmış olan görevden uzaklaştırma tedbiri, 138 inci maddedeki yetkililerce (Müfettişler tarafından görevden uzaklaştırılanlar hakkında atamaya yetkili amirlerce) derhal kaldırılır. Görevden uzaklaştırma tedbirini kaldırmayan görevli hakkında 139 uncu madde hükmü uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
 
“Memurun göreve tekrar başlatılması zorunlu olan haller” başlıklı 143 üncü maddesinde; “Soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce: 
a) Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler; 
b) Yargılamanın men'ine veya beraatine karar verilenler; 
c) Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar; 
ç) Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmıyacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler. (Bu durumda “memurluğa engel olmayacak bir ceza” öngörülen ceza soruşturmalarının bu tedbire konu olmaması  gerektiği anlaşılmaktadır. Örneğin 6 ay hapis cezasını gerektiren bir suçtan yargılanan memur bu suçtan tam ceza alsa bile memurluğu etkilenmeyeceğinden, görevden uzaklaştırılma tedbiri uygulanmamalıdır.)
Bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır.” hükmü yer almaktadır.
 
“Görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılmasında amirin takdiri” başlıklı 144. maddesi, “140 ıncı ve 142 nci maddelerde 143 üncü maddenin a, b, c fıkralarında yazılı olanlar hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbiri, Devlet memurunun soruşturmaya konu olan fiillerinin, hizmetlerini devama engel olmadığı hallerde her zaman kaldırılabilir. ” hükmü yer almaktadır. 
 
Yukarıda sayılan durumların gerçekleşmesi halinde;
-Görevden uzaklaştırılan memurların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir.
- Görevden uzakta geçirdikleri süre,  derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.
 
Görevden Uzaklaştırılan Memurun Yükümlülükleri Nelerdir?
 
657 sayılı Kanunu'nun görevden uzaklaştırmaya dair 137-145. maddelerinde yer alan ifade ve hükümlerden görevden uzaklaştırılanların memuriyet sıfatlarının devam etmekte olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Bu itibarla  görevden uzaklaştırıldıkları süre zarfında da memurların göreve gelme yükümlülüğü haricinde ki sorumlulukları devam etmektedir.
 
 Görevden uzaklaştırma süresi ne kadardır?
 
a-) Disiplin soruşturması bakımından;
657 sayılı Kanunu'nun 145/1.maddesine göre, “görevden uzaklaştırma; bir disiplin kovuşturması icabından olduğu takdirde en çok 3 ay devam edebilir. Bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediği takdirde memur görevine başlatılır.”
 
b-) Adli soruşturma ve kovuşturma bakımından;
657 sayılı Kanunu'nun 145/2.maddesine göre, Her iki ayda bir tekrar durum gözden geçirilerek, devam kararı verilebilir ve bu durum soruşturma veya kovuşturma sonuna kadar devam edebilir. Bu uzatma işlemlerinin her biri görevden uzaklaştırılan memura tebliğ edilecektir. Dolayısı ile her tebliğ ve uzatma sonrasında ayrı ayrı dava açma hakkı doğmaktadır. 
 
Görüldüğü gibi, daha ağır bir yönü bulunması nedeniyle ceza kovuşturmasına bağlı olarak görevden uzaklaştırmada kanunkoyucu belli bir süre öngörmemiş: memurun durumunu belli bir zaman aralığıyla izlenip incelenmesi ve bir karar verilmesi yolunda idareyi yükümlü tutmuştur.
 
Görevden Uzaklaştırma İşlemine Karşı Hak Arama Yolları
 
Görevden uzaklaştırılan bir devlet memuru,  idare mahkemesine görevden uzaklaştırma tedbirinin iptali istemiyle dava açabilmektedir. Nitekim Anayasa’nın Yargı Yolu başlıklı 125. Maddesi “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” şeklindedir.
 
Hukuka uygun bir işlem yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tam olarak bulunması ile mümkün olabilmektedir. Bu unsurlarda bir eksiklik varsa işlem hukuka aykırı hale gelir. Görevden uzaklaştırma tedbiri de bu unsurlara uygun olmak zorundadır.Görevden uzaklaştırma bir ceza niteliğinde olmayıp aslen bir tedbir niteliğinde olduğu için amacı dışında kullanılamaz. Görevin yürütülen soruşturmayı etkileyeceği yönünde açık ve güçlü bir ihtimal bulunmaması halinde bu tedbirin uygulanması durumunda yasal sorumluluk doğacaktır. Amaç devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektirir disiplin suçu işleyen birisinin görevi başında kalmasının hizmetin işleyişi üzerinde bırakabileceği olumsuz etkileri önlemektir. Bu bağlamda aylıktan kesme veya kademe durdurma cezasını gerektiren bir suç işlediği iddiasıyla kamu görevlisinin görevden uzaklaştırılması hukuka uygun olmayacaktır.
 
Kuşkusuz takdir yetkisinin bulunması, idarenin keyfi davranması anlamına gelmemektedir. İdare bu takdir yetkisini kullanırken mevzuatın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, bu yetkiyi Kanunu'nun öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında başka bir amaç için kullanmamalı, eşitlik ilkesine uygun hareket etmeli, adil olmalı ve hakkaniyet ölçüsünü gözetmelidir. 
 
Görevden uzaklaştırma işlemine, görevden uzaklaştırma süresinin uzatılmasına ilişkin işlemlerine, yoksun  kalınan tüm parasal hakların yasal faizi ile birlikte talep edilerek yazılı olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idare mahkemesine iptal davası açılabilir. Ayrıca koşulların oluşması durumunda  manevi tazminat için tam yargı davası da açılabilir .Görevden uzaklaştırma tedbirinin süresi düşünüldüğünde yürütmenin durdurulması talebinde de  bulunulması daha uygun bir seçenektir
 
Davanın sonucunda görevden uzaklaştırma tedbirinin ihlali halinde Danıştay 5.Dairesinin 03/06/2008 tarih ve 2007/7369 esas, 2008/3234 sayılı kararına göre  davanın kazanılması ve maddi-manevi kayıpların yasal faizi ile birlikte devletten tahsil edilmesine müteakip, zarara sebep olan  kamu görevlisine tüm bu zararların rücu edilmesi sureti ile tahsil edilmesi, bizzat davacı tarafından talep edilebilir ve bu talep kabul görmez ise ayrı bir dava konusu yapılabilir.
 
Görevden uzaklaştırma ile ilgili diğer makaleleri aşağıdaki bağlantılardan okuyabilirsiniz.
 

Dökümanlar