Cenaze Giderlerinin Ödenmesi

Emsal Karar 1

ÖZETİ : Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet Memurlarına da İç Hizmet Kanunun 116’ncı maddesi ile İç Hizmet Kanununun 66’ncı maddesinin (b) fıkrasında düzenlenen cenaze giderinin ödenmesine ilişkin haktan yararlanma imkânı getirilmesine rağmen davacıya bakmakla yükümlü olduğu kızının vefatından dolayı cenaze giderinin ödenmemesi hukuka uygun düşmemektedir. 
  
Davacı 16.06.2009 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen yenileme dilekçesinde özetle; kızının Ankara GATA Hastanesi yoğun bakım servisinde yatmakta iken vefat ettiğini, kendi imkânları ile Muş’a getirip defin edildiğini, cenaze giderlerini tahakkuk ettirerek Muş Muhasebe Müdürlüğüne götürdüğünü, 470,00 sosyal hakların ödendiğini, 1.127,20 TL cenaze giderinin aile fertlerine ödenmez gerekçesi ile ödenmediğini, İdare Mahkemesine dava açtığını, görev yönünden reddine karar verildiğini belirterek cenaze giderlerinin ödenmemesi işleminin iptaline, cenaze giderlerinin, önceki mahkeme masrafları ile bundan sonraki mahkeme masraflarının işleyecek faizi ile tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.   
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Muş Askerlik Şubesi Başkanlığı emrinde sivil memur olarak görev yaptığı, kızı …’ın 25.04.2008 tarihinde Ankara GATA Komutanlığında vefat ettiği, kendi imkânları ile cenazesini Muş’a götürdüğü, cenaze giderlerinin ödenmesi için Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından 1.597,32 TL tahakkuk yapıldığı, Muş Muhasebe Müdürlüğü tarafından 28.11.2008 tarihinde 470,00 TL ödeme yapıldığı, aile fertlerine cenaze giderinin ödenmediği gerekçesi ile 1.127,20 TL nin ödenmediği, davacı tarafından İdare Mahkemesine dava açıldığı, Van 2’nci İdare Mahkemesinin 13.02.2009 tarih 2009/44-50 E.K. sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verildiği, 12.03.2009 tarihinde AYİM de kayda geçen dilekçe ile dava açıldığı, dilekçedeki noksanlıklar nedeni ile iki kez dilekçenin reddine karar verildiği, 16.06.2009 tarihinde kayıtlara geçen dilekçe ile davanın yenilendiği anlaşılmıştır.  
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 210’uncu maddesinde; “Devlet memurlarının ölümü halinde cenaze giderleri (cenazenin başka yere nakil dâhil) kurumlarınca ödenir. Sürekli veya geçici görevle veyahut 78’inci maddeye göre yurt dışında bulunan Devlet memurlarından ölenlerin ve yurt dışında sürekli görevlerde bulunanların eşleri, bakmakla yükümlü oldukları ana, baba ve (...) çocuklarının cenazelerini yurda getirmek için yapılması zorunlu olan giderler kurumlarınca karşılanır.” hükmü bulunmaktadır.  
211 sayılı İç Hizmet Kanunun 116’ncı maddesi; “Sivil personelin, bu kanunun askerlere tanıdığı hak ve salahiyetlerden faydalanmaları ve mükellefiyetleri yerine getirmeleri aşağıdaki esaslar dâhilinde olur: 
a) Bu kanunun müracaat ve şikâyet bölümlerinde gösterilen usul, hak ve kayıtlara aynen tâbidirler. 
b) Bu kanunun 33’üncü maddesinde gösterilen izin hakkındaki hükümlere aynen riayetle mükellef olup senelik izinleri hususi kanunlardaki esaslara göre tayin ve tanzim olunur. 
c) (Değişik:15.6.2005-5365/5 md.) Hastalık ve vefat hâllerinde Devlet memurları hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır. Bununla birlikte, Devlet memurları ve bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri; bunlardan harp ve vazife malûlü olanlar ile bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri; harp ve vazife malûllüğünü gerektiren nedenlerden dolayı vefat edenlerden aylığa müstahak dul ve yetimleri; bu Kanunun 66’ncı maddesinin (a) ve (b) fıkraları ile 67’nci maddesi ve 69’uncu maddesinin (d) bendi hükümlerinden de aynen istifade ederler. Bu maddenin tatbikatında aile fertleri tabiri içinde gösterilen eş, usul, füru, erkek ve kız kardeşler, evlat edinen ve evlatlıklar ile üvey çocuklardır.” şeklindedir.  
211 Sayılı İç Hizmet kanunun 66/b maddesinde; subay, askeri memur ve astsubaylar ile bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin yurt içinde ve dışında vefatı halinde cenaze masrafı ile cenazenin nakli, arzu edilen yere götürülmesi ve getirilmesi masrafının Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçesinden ödeneceği belirtilmiştir.  
  
657 sayılı kanunda sadece Devlet Memurun yurtiçinde vefatı halinde cenaze giderinin ödenmesi öngörülmüş iken 211 sayılı kanunda subay ve astsubay ile bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin yurt içinde ve yurt dışında vefatı halinde cenaze giderlerinin ödenmesi hüküm altına alınmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet Memurlarına da İç Hizmet Kanunun 116’ncı maddesi ile İç Hizmet Kanununun 66’ncı maddesinin (b) fıkrasında düzenlenen cenaze giderinin ödenmesine ilişkin haktan yararlanma imkânı getirilmiştir. İç Hizmet kanununun açık düzenlemesine rağmen davacıya bakmakla yükümlü olduğu kızının vefatından dolayı cenaze giderinin ödenmemesi hukuka uygun düşmemektedir.  
Dava dosyasında yer alan belgelerden; Muş Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından 1.127,20 TL cenaze gideri ve 470,00 TL ölüm yardımı olmak üzere toplam 1.597,32 TL 
ödenmesi için tahakkuk yapıldığı, Muş Muhasebe Müdürlüğünce 470,00 TL ölüm yardımının ödendiği, cenaze giderinin ödenmediği anlaşılmıştır. Davacı cenaze gideri olarak 440,00 TL Muş’tan Ankara’ya gidiş taksi ücreti, Ankara’dan Muş’a 440,00 TL taksi ücreti ile 150,00 TL tabut ve 97,20 TL beyaz akfil gideri toplamı olan 1.127,20 TL nin ödenmesini talep etmiştir. Davacının kızının Ankara’da vefat etmesi nedeniyle Muş’tan Ankara’ya taksi ücreti cenaze gideri kapsamında olmadığından ödenmemiş, diğer giderlerin toplamı olan 687,20 TL nin davacıya ödenmesine karar verilmiş, alım gücünde meydana gelen kayıpların telafisine yönelik olarak yapılan ödemeye faiz verilmesi hüküm altına alınmıştır. Davacı önceki mahkeme giderlerinin de tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; 1602 sayılı kanunun 71’inci maddesi uyarınca görülmekte olan davanın yargılama gideri hakkında karar verilebilir. İdare Mahkemesinde görev yönünden reddine dair karar nedeniyle yasal olarak mümkün olmadığından bu masrafların davacıya iadesine karar verilmemiştir.  
Yukarıda açıklanan nedenlerle; 
  
Davacıya cenaze giderlerinin ödenmemesi işleminin İPTALİNE, 
  
08 Nisan 2010 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 
  
 (AYİM.3.D., 08.04.2010; E. 2009/839, K. 2010/459) 

Avukata Sor!


Diğer Başlıklar

İlave haciz ile tamamlama haczi arasındaki fark nedir?

İlave haciz hacze iştirak safhasında ortaya çıkmaktadır. Tamamlama haczi paraların paylaştırılması

24-09-2019

Hastalık ödeneğinin miktarı ne kadardır?

Yatarak tedavide yarısı, ayakta tedavide üçte ikisidir. Aynen iş kazası veya

15-09-2019

Malul olabilme şartları nelerdir?

Genel olarak koşulları sıralayacak olursak; Kişinin malul olması gerekir. Belli süre sigortalı olması

25-12-2019