SAHİL GÜVENLİK PERSONELİ HAKKINDA UYGULANAN GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA TEDBİRİ

SAHİL GÜVENLİK PERSONELİ HAKKINDA UYGULANAN GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA TEDBİRİ
SAHİL GÜVENLİK PERSONELİ HAKKINDA UYGULANAN GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA TEDBİRİ
 
Bilindiği üzere 2 yıllık OHAL dönemi boyunca işten çıkarma işlemleri ihraç Kararnameleri ile yapılmaktaydı. OHAL dönemi sona erdikten sonra 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddesinin (B) fıkrası ile idareye terör suçları ile Devlet güvenliğine karşı suçlar için üç yıl süreyle kamu görevinden çıkarma yetkisi verilmiştir.
 
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin   geçici 35. maddesinin (B) fıkrasında;
 
 ''Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyleterör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen
1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
2) 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
3) 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanuna tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
4) 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
5) Milli Savunma Bakanına bağlı personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır..." hükmüne yer verilmiştir.
6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. " hükmüne yer verilmiştir.
 
Son dönemde Sahil Güvenlik Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığında görev yapan bazı astsubay devrelerine toplu olarak görevden uzaklaştırma veya kamu görevinden çıkarma işlemleri tesis edilmiştir. İdare tarafından tesis edilen işlemin gerekçesi,  FETÖ/PDY terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut irtibatı olduğu şeklindeki bir değerlendirmeye dayandırılmaktadır. İşlemin dayanağını ise  375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin  geçici 35. maddesinde yer alan hükümler oluşturmaktadır.
 
Kasım 2019 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görevli 316 kişiden ibaret 2013 yılı girişli-2015 mezunu Deniz Astsubayları toplu halde kamu görevinden çıkarılmıştır. Söz konusu işlemle ilgili olarak,  2013 yılı girişli  deniz astsubayların okula girişte terör örgütü desteği ile okula girdiği bu nedenle 2013 yılı girişli deniz astsubayları FETÖ/PDY terör örgütü üyesidir varsayımı üzerinden işlem tesis edildiğini değerlendiriyoruz. Söz konusu ihraç işleminden yaklaşık 1 (bir) hafta sonra,  yine çok sayıdaki 2013 yılı girişli Sahil Güvenlik Astsubayı hakkında görevden uzaklaştırma işlemi tesis edilmiştir. Yakın dönemde de Jandarma Genel Komutanlığında görev yapan 2013 Jandarma astsubay devresi, 2014 jandarma astsubay devresi gibi bazı astsubay devrelerine de toplu halde görevden uzaklaştırılma tedbiri uygulanmış ve uygulanmaya devam etmektedir. 
 
Soruşturma sonucunda görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanan Sahil Güvenlik Komutanlığında görev yapan bu astsubaylardan FETÖ/PDY  terör örgütüne iltisaklı olduğu kanaatine varılanlar hakkında  375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesi hükmü dayanak gösterilerek kamu görevinden çıkarma işlemi uygulanacağı değerlendirilmektedir. 
 
Astsubaylara uygulanan görevden uzaklaştırma tedbirinin sebebinin, 2013 yılı girişli  deniz astsubaylarında olduğu gibi  okula girişte terör örgütü desteği ile okula girildiği ve bu nedenle  FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu varsayımı olduğunu değerlendiriyoruz.
 
Sahil Güvenlik  personelini görevden uzaklaştırma yetkisi konusunu inceleyecek olursak;

Görevden uzaklaştırmaya yetkililer şunlardır:

a) Atamaya yetkili amirler.

b) Bakanlık müfettişleri.

c) İllerde valiler.

ç) İlçelerde kaymakamlar.

Yukarıda belirtilenler dışında yapılan görevden uzaklaştırma işlemi yetki unsuru açısından sakatlanır ve mahkemeye yoluyla işlemin iptal edilmesi gerekmektedir.
 
Ayrıca toplu şekilde yapılan görevden uzaklaştırma ve kamu görevinden çıkarma işlemleri için şu hususu belirtmekte fayda olduğunu düşünüyoruz.
 
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. Maddesinin maksadının terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılarak Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korunması olduğu muhakkaktır. 
 
Ancak hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak kamu görevinden çıkarma tedbirinin uygulanabilmesi için kamu personelinin, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara "üyeliği", "mensubiyeti" veya "iltisakı" yahut bunlarla "irtibatı" olduğunun somut bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. 
 
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 2019 yılında verdiği benzer konuda verdiği bir  kararda; "Ulaşılan bilgi ve kanaatin, somut, güvenilir, teyit edilebilir nitelikte olması, tahmine, tasavvura ve önyargıya dayalı olmaması, aynı yöndeki kanaatin mümkün olduğunca farklı bilgi ve delillerle de desteklenmesi, bu inceleme ve değerlendirmenin hukuken denetlenebilir nitelikte olması gerekir. Aksi durumda soyut ve gerçek dışı ithamlarla bazı kişilerin önemli hak kayıplarına yol açılabileceği, bunun idarenin son derece haklı nedenlere dayalı güvenlik tedbirleri hakkında toplumda tereddütlere neden olabileceği, bu durumun ise en çok yine kendisi ile mücadele edilen yasa dışı mihraklarca istismar edilebileceği ortadadır." ifadesine yer verilmiştir.
 
Görevden Uzaklaştırılan veya Görevinden İhraç Edilen Personel Ne Yapmalıdır?
 
Hakkında görevden uzaklaştırma işlemi uygulanan personel, görevden uzaklaştırma işleminin kendisine tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde idare mahkemelerinde işlemin iptali için dava açma hakkına sahiptir. Görevden uzaklaştırma işlemini müteakip haklarında ihraç işlemini uygulanan kişiler de söz konusu ihraç işleminin tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde ihraç işleminin iptali talebiyle dava açmaları gerekmektedir. 60 günlük dava açma süresi hak düşürücü bir süredir.  Haklarında ihraç kararı verilenlerin evrakları posta yoluyla tebliğ edilmektedir.
 
Ayrıca görevden uzaklaştırılan Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin görev yaptığı veya öğrenim gördüğü bütün illerin adliyelerinden kimlik veya vekilleri aracılığı ile haklarında soruşturma olup olmadığını öğrenmelerini tavsiye ederiz. 
 
Mahkeme süreci sonucunda haklarında uygulanan işlemin iptali kararı verilen personel,  görevine iade edilmekte,  görevinden uzak kaldığı süredeki  özlük hakları ve mali hakları yasal faiziyle birlikte geri verilmektedir. 
 
Görevden uzaklaştırma tedbiri ile ilgili genel esaslar ve hak arama yolları ile ilgili daha detaylı bilgiye ulaşmak isteyenlerin aşağıda yer verdiğimiz GÖREVDE UZAKLAŞTIRMA ve TERÖR SUÇLARI İLE DEVLET GÜVENLİĞİNE KARŞI SUÇLARDA GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA başlıklı makalelerimizi  okumalarını tavsiye ederiz. Ayrıca görevden uzaklaştırma, kamu görevinden çıkarılma veya  farklı konularda danışmak isteyen arkadaşlar internet sitesinde yer alan irtibat numaraları ile bizle iletişime geçebilirler.
 
 
GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA 
 
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137. maddesinde görevden uzaklaştırma, "Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir." şeklinde tanımlanmıştır. Görevden uzaklaştırma yetkisi, bir önlem ve tedbir niteliğinde olup, ceza maksatlı ve zarar vermek amacı ile kullanılması hukuken mümkün değildir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.
 
Madde metninden anlaşıldığı üzere idarelere belirli şartların oluşması durumunda takdir yetkisi kapsamında görevden uzaklaştırma yetkisi verilmiştir. Takdir yetkisinin sınırları aynı kanunda “kamu hizmetinin gerekliliği”, “görevi başında kalmasında sakınca bulunması” olarak ifade edilmiştir. 
 
Görevden Uzaklaştırma Tedbirinin Uygulandığı Durumlar Nelerdir?
 
Bir devlet memurunun görevi başında kalmasında sakınca ortaya çıkaran durumlar, 657 sayılı Kanun’un 140 ve 145. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu durumlar:
 
a-) Memur hakkında açılmış bir disiplin soruşturmasının varlığı,
 Disiplin yönünden “Memuriyetten ihraç” gibi ağır bir yaptırım uygulanmasına gerek bulunmadığı hallerde görevden uzaklaştırma tedbirinin derhal kaldırılması gerekmektedir. Meslekten çıkarma dışındaki  disiplin soruşturmasına bağlı olarak bir memurun  görevden uzaklaştırılması hukuka aykırı olacak ve uzaklaştırma kararı veren yetkili kişiler açısından sorumluluk doğurabilecektir. 
 
b-) Memur hakkında herhangi bir mahkeme tarafından yapılan cezai soruşturma,
  657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde memur olma koşulları düzenlenmiş olup bunlarda birisi de mahkum olmamış olmaktır. Ancak bu mahkumiyeti niteliği “kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hüküm giymemiş olmak” şeklindedir. TCK’nın 53. maddesinde yer alan suçlarda ise, süreye bakılmaksızın memurluğa engel olma durumları söz konusudur.
 
c-) Memurun Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği durumlarda, görevinin başında kalmasında sakınca görülmesi  gerekmektedir.
 
Sakıncanın hangi hallerde doğacağı ve kamu hizmetlerinin gerekleri mezkur kanunda belirtilmediğinden  bunun tespitinde idareye takdir hakkı tanınmıştır.
 
Başbakanlığın 2005/14 sayılı Genelgesi'nin 3. maddesinde “Kamu görevlisi hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri, ancak ilgili personelin yürütmekte olduğu görevin yürütülen soruşturmayı etkileyeceği yönünde açık ve güçlü bir ihtimal bulunması halinde uygulanacaktır.” denilmiştir. Görevden uzaklaştırılacak  memurun yürüttüğü görev, yürütülen soruşturmayı etkilemeyecek seviyede ise, görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulanması  halinde hukuka aykırı olacaktır.
 
Devlet Memurlarını görevden uzaklaştırmaya yetkili kimlerdir?
 
 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun başlıklı 138. maddesine göre görevden uzaklaştırmaya yetkililer şunlardır.
a-) Atamaya yetkili amirler;
b-) Bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri;
c-) İllerde valiler;
ç-) İlçelerde kaymakamlar (İlçe idare şube başkanları hakkında valinin muvafakati şarttır.)
Valiler ve kaymakamlar tarafından alınan görevden uzaklaştırma tedbiri, memurun kurumuna derhal bildirilir.
 
“Görevden uzaklaştıran amirin sorumluluğu” başlıklı 139. maddesine göre; görevinden uzaklaştırılan Devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Memuru görevden uzaklaştırdıktan sonra memur hakkında derhal soruşturmaya başlamayan, keyfi olarak veya garaz veya kini dolayısıyla bu tasarrufu yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan amirlerin hukuki, mali ve cezai sorumlulukları vardır.
 
İlgili hükümden de görüleceği üzere  bu tedbirin uygulandığı soruşturmalarda, soruşturmayı başlatma süresi 10 iş günü ile sınırlandırılmış, soruşturmanın sürüncemede bırakılıp görevden uzaklaştırma halinin fiili olarak uzatılmasının önüne geçilmek istenmiş ve aksi yönde davranan yöneticilerin cezalandırılmaları öngörülmüştür.
 
Görevden Uzaklaştırılan Memurun Hakları Nelerdir?
 
 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 141.maddesine göre;
a-)  Görevden uzaklaştırılan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenecektir.
b-) Görevden uzaklaştırılan memurlara bu Kanunun  öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam edecektir. Bu sosyal hak ve yardımlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 187-214.  maddeleri  arasında sayılmıştır.
 
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38.maddesinde, “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Âdil yargılanma hakkı” başlıklı 6 ıncı maddesinin (2) numaralı fıkrasında “Kendisine bir suç isnat edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.” denilmektedir.  Görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulanması memurun suçlu olduğu anlamına gelmemektedir. Bu nedenle, kanun koyucu ilgilinin görevden uzaklaştırıldığı süre içerisinde aylıklarının üçte ikisi kendisine ödenmesini ve sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam etmesini düzenleyerek suçu hükmen sabit oluncaya kadar mağdur olmamasını sağlamaya çalışılmıştır.
 
 Hangi Hallerde Görevden Uzaklaştırma Tedbiri Kaldırılır?
 
“Tedbirin kaldırılması” başlıklı 142. maddesi, “Soruşturma sonunda disiplin yüzünden memurluktan çıkarma veya cezai bir işlem uygulanmasına lüzum kalmayan Devlet memurları için alınmış olan görevden uzaklaştırma tedbiri, 138 inci maddedeki yetkililerce (Müfettişler tarafından görevden uzaklaştırılanlar hakkında atamaya yetkili amirlerce) derhal kaldırılır. Görevden uzaklaştırma tedbirini kaldırmayan görevli hakkında 139 uncu madde hükmü uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
 
“Memurun göreve tekrar başlatılması zorunlu olan haller” başlıklı 143 üncü maddesinde; “Soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce: 
a) Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler; 
b) Yargılamanın men'ine veya beraatine karar verilenler; 
c) Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar; 
ç) Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmıyacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler. (Bu durumda “memurluğa engel olmayacak bir ceza” öngörülen ceza soruşturmalarının bu tedbire konu olmaması  gerektiği anlaşılmaktadır. Örneğin 6 ay hapis cezasını gerektiren bir suçtan yargılanan memur bu suçtan tam ceza alsa bile memurluğu etkilenmeyeceğinden, görevden uzaklaştırılma tedbiri uygulanmamalıdır.)
Bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır.” hükmü yer almaktadır.
 
“Görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılmasında amirin takdiri” başlıklı 144. maddesi, “140 ıncı ve 142 nci maddelerde 143 üncü maddenin a, b, c fıkralarında yazılı olanlar hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbiri, Devlet memurunun soruşturmaya konu olan fiillerinin, hizmetlerini devama engel olmadığı hallerde her zaman kaldırılabilir. ” hükmü yer almaktadır. 
 
Yukarıda sayılan durumların gerçekleşmesi halinde;
-Görevden uzaklaştırılan memurların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir.
- Görevden uzakta geçirdikleri süre,  derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.
 
Görevden Uzaklaştırılan Memurun Yükümlülükleri Nelerdir?
 
657 sayılı Kanunu'nun görevden uzaklaştırmaya dair 137-145. maddelerinde yer alan ifade ve hükümlerden görevden uzaklaştırılanların memuriyet sıfatlarının devam etmekte olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Bu itibarla  görevden uzaklaştırıldıkları süre zarfında da memurların göreve gelme yükümlülüğü haricinde ki sorumlulukları devam etmektedir.
 
 Görevden uzaklaştırma süresi ne kadardır?
 
a-) Disiplin soruşturması bakımından;
657 sayılı Kanunu'nun 145/1.maddesine göre, “görevden uzaklaştırma; bir disiplin kovuşturması icabından olduğu takdirde en çok 3 ay devam edebilir. Bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediği takdirde memur görevine başlatılır.”
 
b-) Adli soruşturma ve kovuşturma bakımından;
657 sayılı Kanunu'nun 145/2.maddesine göre, Her iki ayda bir tekrar durum gözden geçirilerek, devam kararı verilebilir ve bu durum soruşturma veya kovuşturma sonuna kadar devam edebilir. Bu uzatma işlemlerinin her biri görevden uzaklaştırılan memura tebliğ edilecektir. Dolayısı ile her tebliğ ve uzatma sonrasında ayrı ayrı dava açma hakkı doğmaktadır. 
 
Görüldüğü gibi, daha ağır bir yönü bulunması nedeniyle ceza kovuşturmasına bağlı olarak görevden uzaklaştırmada kanunkoyucu belli bir süre öngörmemiş: memurun durumunu belli bir zaman aralığıyla izlenip incelenmesi ve bir karar verilmesi yolunda idareyi yükümlü tutmuştur.
 
Görevden Uzaklaştırma İşlemine Karşı Hak Arama Yolları
 
Görevden uzaklaştırılan bir devlet memuru,  idare mahkemesine görevden uzaklaştırma tedbirinin iptali istemiyle dava açabilmektedir. Nitekim Anayasa’nın Yargı Yolu başlıklı 125. Maddesi “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” şeklindedir.
 
Hukuka uygun bir işlem yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tam olarak bulunması ile mümkün olabilmektedir. Bu unsurlarda bir eksiklik varsa işlem hukuka aykırı hale gelir. Görevden uzaklaştırma tedbiri de bu unsurlara uygun olmak zorundadır.Görevden uzaklaştırma bir ceza niteliğinde olmayıp aslen bir tedbir niteliğinde olduğu için amacı dışında kullanılamaz. Görevin yürütülen soruşturmayı etkileyeceği yönünde açık ve güçlü bir ihtimal bulunmaması halinde bu tedbirin uygulanması durumunda yasal sorumluluk doğacaktır. Amaç devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektirir disiplin suçu işleyen birisinin görevi başında kalmasının hizmetin işleyişi üzerinde bırakabileceği olumsuz etkileri önlemektir. Bu bağlamda aylıktan kesme veya kademe durdurma cezasını gerektiren bir suç işlediği iddiasıyla kamu görevlisinin görevden uzaklaştırılması hukuka uygun olmayacaktır.
 
Kuşkusuz takdir yetkisinin bulunması, idarenin keyfi davranması anlamına gelmemektedir. İdare bu takdir yetkisini kullanırken mevzuatın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, bu yetkiyi Kanunu'nun öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında başka bir amaç için kullanmamalı, eşitlik ilkesine uygun hareket etmeli, adil olmalı ve hakkaniyet ölçüsünü gözetmelidir. 
 
Görevden uzaklaştırma işlemine, görevden uzaklaştırma süresinin uzatılmasına ilişkin işlemlerine, yoksun  kalınan tüm parasal hakların yasal faizi ile birlikte talep edilerek yazılı olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idare mahkemesine iptal davası açılabilir. Ayrıca koşulların oluşması durumunda  manevi tazminat için tam yargı davası da açılabilir .Görevden uzaklaştırma tedbirinin süresi düşünüldüğünde yürütmenin durdurulması talebinde de  bulunulması daha uygun bir seçenektir
 
Davanın sonucunda görevden uzaklaştırma tedbirinin ihlali halinde Danıştay 5.Dairesinin 03/06/2008 tarih ve 2007/7369 esas, 2008/3234 sayılı kararına göre  davanın kazanılması ve maddi-manevi kayıpların yasal faizi ile birlikte devletten tahsil edilmesine müteakip, zarara sebep olan  kamu görevlisine tüm bu zararların rücu edilmesi sureti ile tahsil edilmesi, bizzat davacı tarafından talep edilebilir ve bu talep kabul görmez ise ayrı bir dava konusu yapılabilir.
 
 
TERÖR SUÇLARI İLE DEVLET GÜVENLİĞİNE KARŞI SUÇLARDA GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA
 
Görevden uzaklaştırma tedbirinin  genel hususları  657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlenmiştir. 31 Temmuz 2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7145 sayılı Kanun ile  375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de değişiklikler yapılarak  “terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin” görevden uzaklaştırma işleminde üç yıl süreyle  farklı uygulamalar getirilmiştir.
 
7145 sayılı Kanunu’nun 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. maddenin G fıkrası  ile; terör örgütleri ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilenler hakkında kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle aşağıdaki  hükümlerin geçerli olduğu belirtilmiştir.
 
 Soruşturmaya Başlama Süresi
 
Görevden uzaklaştırmalar eğer disiplin soruşturmaları kapsamında gerçekleşiyorsa 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Oysa 7145 sayılı Kanun ile bu kurala, 3 yıl süreyle istisna getirilmiştir. Terör suçları ile devlet güvenliğine karşı suçlar için bu 10 günlük soruşturmaya başlama süresi 3 yıl boyunca uygulanmayacaktır.
.
Disiplin Soruşturmalarında Görevden Uzaklaştırma Süreleri
 
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na 145. maddesine göre; disiplin soruşturması sebebiyle görevden uzaklaştırma süreleri en fazla 3 ay olarak uygulanabilmektedir. 7145 sayılı Kanun, terör suçları ile devlet güvenliğine karşı suçlar için, bu sürenin bir yıl olarak uygulanacağını hüküm altına almıştır. Hatta kanun bu bir yıllık sürenin de ilgili bakan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Yükseköğretim Kurulu veya ilgili kurul onayıyla bir yıla kadar uzatılabileceğini düzenlemiştir.
 
 Adli Soruşturma ve Kovuşturma Sebebiyle Görevden Uzaklaştırmada Değerlendirme Süreleri
 
Devlet Memurları Kanunu adli soruşturma ve kovuşturma sebebiyle görevden uzaklaştırma veya açığa alma işlemlerinin iki ayda bir gözden geçirileceğini düzenlemektedir. Bu hüküm görevden uzaklaştırılan kamu görevlisi hakkında kısmi bir güvence niteliğindedir. 7145 sayılı Kanun, terör suçları ile devlet güvenliğine karşı suçlar için, bu değerlendirme sürelerinin uygulanmayacağını düzenlenmiştir.
.
7145 sayılı Kanunu’un Yürürlülük Tarihinden Önceki Görevden Uzaklaştırma Tedbirleri Hakkında Uygulama 
 
7145 sayılı Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine veya devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapılara mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle haklarında görevden uzaklaştırma işlemi tesis edilenlerin durumu işlemi tesis eden makamca en geç üç ay içinde gözden geçirileceği düzenlenmiştir. Bunlar hakkında durumun gereklerine göre yeni düzenleme ışığında yeniden karar verilecek ve artık bu geçici hükümler uygulanmaya devam edecektir. Ancak bu konuda yeni karar verilinceye kadar, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın görevden uzaklaştırma veya açığa alınma tedbirlerinin uygulanması devam edeceği belirtilmiştir.

Dökümanlar