Devlet Memurluğundan Çıkarılma

Emsal Karar

ÖZETİ: Davalı idarece memuriyetten çıkarılma sebebi yapılan olumsuz sicilin mevzuata aykırı olarak, usulüne uygun tanzim edilmemiş olması karşısında, buna dayandırılan memuriyetten çıkarma işleminin hukuka aykırılıkla sakatlandığı kanaatine varılarak tesis edilen işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davacı vekili, 29.06.2009 tarihinde İzmir Nöbetçi İdare Mahkemesinde, 02.07.2009 tarihinde AYİM’de kayda geçen karar düzeltme dilekçesinde özetle; müvekkilinin sicil nedeniyle memuriyetten çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, gerekli süre çalışılmadan sicil düzenlendiği belirtilerek Daire kararının düzeltilmesi ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davacının karar düzeltme istemi görüşülmüş, karar düzeltme talebi oyçokluğu ile yerinde görülerek, AYİM İkinci Dairesinin 27.05.2009 tarih ve Esas No.:2008/317, Karar No..2009/625 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek davaya kaldığı yerden devam edilmiştir. Davacı vekili, 04.03.2008 tarihinde İzmir Nöb. İdare Mahkemesi ve 07.03.2008 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dava dilekçesi ile 10.06.2008 tarihinde kayıtlara giren cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkillinin aday memur olarak İskenderun Sahil Güvenlik K.lığı emrinde görev yaparken disiplinsizlik nedeniyle kurumdan ilişiğinin kesildiğini, bu işlemin iptali istemiyle açtıkları iptal davası sonunda söz konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğini, müvekkilinin idare tarafından kalan aday memurluk süresini tamamlamak üzere 14.08.2007 tarihinde yeniden işe başlatıldığını, bir yıllık aday memurluk süresinin tamamlanmasının ardından olumlu sicil almadığı gerekçesi ile 25.02.2008 tarihinde birliği ile ilişiğinin kesildiğini, müvekkiline mahkeme kararı ile dönerek başladığı aday memurluğu tamamlama döneminde 3 adet ceza verilerek bu karara zemin hazırlandığını, verilen cezaların evraklarla ilgili işlemi zamanında yapmamak, bir personele ait lojman ücretini kesmemek ve öğle yemeğinden sonra mesaiye geç gelmek sebeplerine dayalı olduğunu, bu hadiseler sonucu 3 adet uyarma ve kınama cezalarının verildiğini, verilen cezaların soyut nedenlere dayandığını, sadece davacının değil her memurun yapabileceği sıradan hatalar olduğunu, neticeten verilen olumsuz sicil sonucu ilişik kesildiğini, 60 puanın altında sicil verilmesinin ise sübjektif sebeplerden kaynaklandığını ve ilişiğinin kesilmesine esas alınan bu sicilin de iptalinin gerektiğini, tesis edilen aday memurluktan çıkarılma isteminin ölçülülük ve orantılılık ilkeleri gereği hukuka aykırı olduğunu belirterek, müvekkili hakkında aday memurluk dönemi sonunda sübjektif olarak düzenlenen sicilinin iptalini ve müvekkilinin mahrum kaldığı hak ve alacaklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini yürütmenin durdurulması istemiyle birlikte talep ve dava etmiştir. AYİM 2.D.’nin 21.05.2008 tarih ve 2008/790 Gensek, 2008/317 Esas sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması isteminin reddine, AYİM 2.D.’nin 28.10.2008 tarih ve 2008/790 Gensek, 2008/317 Esas sayılı kararı ile de yeniden yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir. Dava dosyası ve davacının özlük dosyasının incelenmesinden, davacının Sahil Güvenlik K.lığının 27.01.2005 tarihli açıktan atama onayı ile aday devlet memuru olarak atamasının yapıldığı, 09.02.2005 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten itibaren takip eden birinci yılın dolmasından sonra 16.02.2006 tarihinde 1 nci ve 2 nci sicil üstünce davacı hakkında “Henüz bir kanaat edinemedim” şeklinde sicil tanzim edildiği, bu belgede davacı hakkında notlu bir değerlendirmenin yapılmadığı, 1 nci sicil üstünce “Adaylık süresinin bir yıl uzatılmasının uygun olduğu yönünde düşünce bildirilmesi ve 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince “Hakkında henüz kanaat edinemedim.” Şeklinde sicil belgesi düzenlenmiş olması gerekçeleriyle, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nca davacının adaylık süresinin 1 yıl daha uzatılmasına karar verildiği, davacının adaylığının ikinci yılında 13 Mart 2006 tarihinde “Birlik komutanına çıkardığı evrakın imza onayını beklemeksizin mesai mahallini terk etmesi” ve 31 Mart 2006 tarihinde “Birlik içinde yaka kartı takılması ile ilgili olarak verilen idari emre uymaması” sebeplerinden “UYARI”, 19 Haziran 2006 tarihinde “Mesai bitiminde çalışma masası üzerinde gizlilik dereceli evrak bırakarak evrak ve bilgi güvenliğini ihlal etmesi” ve 27 Haziran 2006 tarihlerinde ise “Birlik mutemedi olduğu halde özel işyerlerinden alınan mal ve hizmet karşılığı ödenmesi gereken fatura tutarını zamanında ödemeyerek görevine kayıtsız kalması” sebepleriyle da “KINAMA” cezaları verildiği, davacının ikinci yılı henüz dolmadan 12.07.2006 tarihinde hakkında 1 nci ve sicil üstlerine olumsuz sicil doldurularak “asaletinin tasdikinin uygun görülmediği” yönünde kanaat bildirildiği ve Devlet Memurları Kanunu’nun 56 ve 57 nci maddeleri gereğince devlet memurluğunun sona erdirilmesine karar verildiği, davacının bu işlemin iptali istemiyle açtığı dava sonucu AYİM 2.D.’nin 30.05.2007 tarih ve 2006/1170 Esas, 2007/508 Karar sayılı kararı ile söz konusu aday memurluk dönemi içinde göreve son verilme işleminin iptaline karar verildiği, söz konusu karar üzerine davacının 14.08.2007 tarihinde tekrar göreve başlatıldığı, davacının göreve başlatıldıktan sonra aday memurluk süresi içinde 08.11.2007 tarihinde “görev ve yetki alanına giren işleri kendiliğinden zamanında ve doğru yapılmaması nedeniyle “UYARI”, “mesaiye geç gelmek” nedeniyle “UYARI” ve “lojman kira ücretlerini tahakkuk ettirmemek” suçundan “KINAMA” cezaları verildiği, aday memurluk süresi sonunda 01.02.2008 tarihinde 1nci ve 2nci sicil üstlerince olumsuz sicil doldurularak, 2nci sicil üstüne “asaletinin onanmamasının uygun olacağı” yönünde kanaat bildirdiği ve 657 Sayılı Devlet memurları Kanunun 57nci maddesi uyarınca Sahil Güvenlik K.lığının 19.02.2008 tarihli onayı ile devlet memurluğunun sona erdirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 54 ncü maddesinde "Aday olarak atanmış Devlet Memurunun adaylık süresi bir yıldan az, iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz." denilmekte; "Adayların Yetiştirilmesi" başlıklı 55 nci maddesi "Aday olarak atanan memurların önce bütün memurların ortak vasıfları ile ilgili temel eğitime, bilahare sınıfları ile ilgili hazırlayıcı eğitime ve staja tabi tutulmaları ve Devlet Memuru olarak atanabilmeleri için başarılı olmaları şarttır..." hükmü yer almakta; "Adaylık devresi içinde göreve son verme" başlıklı 56 ncı maddesi "Adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin her birinde başarısız olanlarla, adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları, göreve devamsızlıkları tespit edilenlerin sicil amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişkileri kesilir..." hükmünü amir bulunmakta; "Adaylık süresi sonunda başarısızlık" başlıklı 57 nci maddesinde ise "Adaylardan en geç iki yıl içinde Devlet Memuru olabilmeleri için olumlu sicil alamayanların sicil amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişkileri kesilir..." denilmektedir. Yukarıda belirtilen yasal hükümlere göre bir aday memurun, adaylık döneminde ilişiğinin kesilebilmesi ancak şu hallerde mümkündür: - Temel eğitim, hazırlayıcı eğitim veya staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olma, - Adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumların tespit edilmesi, - Adaylık süresi içinde göreve devamsızlık halinin saptanması, - Adaylık süresi içinde en geç iki yıl içinde olumlu sicil alınamaması. Davacı hakkında tesis edilen aday memurluktan çıkarılma işleminin gerekçesi olarak adaylık süresi sonunda tanzim edilen kanaat ve sicil raporlarının olumsuz olması gösterilmiştir. Bu şekildeki gerekçe 657 sayılı DMK’nun 56 ncı maddesinde belirtilen “adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları tespit edilmek” koşuluna ve aynı zamanda aynı Kanunun 57 nci maddesindeki “adaylık süresi içinde en geç iki yıl içinde olumlu sicil alamamak” koşuluna karşılık gelmektedir. Bu nedenle davacının durumunun bu iki koşul bakımından ayrı ayrı ele alınması gerekmektedir. Devlet Memurlarının sicillerinin düzenlenmesi ile ilgili mevzuat incelendiğinde; 657 sayılı Kanunun 113 ncü maddesinde "Sicil amirleri, belli zamanlarda düzenleyecekleri sicil raporlarında, memurların liyakat derecesini not esasına göre kıymetlendirerek tespit ederler." denilmekte; 115 nci maddesi "Sicil amirleri maiyetlerindeki memurların sicil raporları ile birlikte, bunların genel durum ve davranışları bakımından da olumlu ve olumsuz nitelikleri, kusur ve eksiklikleri hakkında mütalaalarını bildirirler." hükmünü taşımakta; 119 ncu maddesi "...Sicil raporlarındaki sicil notu ortalaması 60'ın altında olanlar olumsuz sicil almış sayılırlar..." hükmünü taşımakta ve 121 nci maddesi sicile ilişkin kapsamlı düzenlemelerin bir Yönetmelikle yapılmasını öngörmektedir. 657 Sayılı Kanunun 121 nci maddesine dayanılarak çıkarılan Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 12 nci maddesinde "...Aday memurların sicil raporları işe başladıkları tarihi takip eden birinci yılın dolmasından sonraki 15 gün içinde, 2 yıl süre ile adaylığa tabi tutulan aday memurların ikinci yıl sicilleri aynı şekilde doldurulur..." denilmekte; 17 nci maddesinde "Sicil amirleri sicil raporunu doldurdukları her memuru; -a) Dış görünüşü (kılık, kıyafet), -b) Zeka derecesi ve kavrayış kabiliyeti, -c) Azim ve sebatkarlık, dürüstlük, sır saklamada güvenirlilik ve beşeri münasebetlerdeki başarısı, -d) Alkol, kumar vb. alışkanlıkları, memuriyetle bağdaşmayacak ölçüde sürdürme gibi halleri, -e) Güvenilir olmama, şahsi menfaatlerini aşırı ölçüde düşünme, yalan söyleme, dedikodu yapma, kıskançlık, kin tutma gibi kötü huy ve davranışları, bakımından genel bir değerlendirmeye tabi tutarlar. Sicil döneminde edinilen bilgi ve müşahedelerden yararlanılarak yapılacak değerlendirme sonuçlarına göre memurların olumlu ve olumsuz yönleri, kusur ve noksanları hakkındaki düşünceler sicil raporunun şahsiyet değerlendirilmesine ait bölümüne ayrı ayrı, açık ve gereğine göre kısa veya teferruatlı olarak yazılır. Sicil amirlerinin memurların genel durum ve davranışları hakkındaki düşünceleri, not takdirlerinde dikkate alınır." hükmü yer almakta; 19 uncu maddesinde "Sicil amirleri sicil raporlarını itinalı, doğru ve tarafsız bir şekilde düzenlerken; Devlete sadakat ve bağlılığı, memuriyet sıfatının gerektirdiği şeref ve itibar ile hizmetlerin süratli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini; güvenilir ve yetenekli memurların yükselmelerini, diğerlerinin ise kamu hizmetlerinden uzaklaştırılmaları gerektiğini esas alır..." denilmektedir. Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 13 ncü maddesinin 1 nci fıkrası; “Haklarında sicil raporu düzenlenecek memurların, değerlendirmelerini yapacak sicil amirlerinin yanında en az altı ay çalışmış olmaları şarttır.” hükmünü amirdir. Davacı 12.07.2006- 14.08.2007 tarihleri arasında statü dışında kalmış, anılan Mahkeme Kararı uyarınca 14.08.2007 tarihinde tekrar göreve başlatılmış, 01.02.2008 tarihinde hakkında tanzim edilen sicil notunun düşük ve olumlu olmaması üzerine 25.02.2008 tarihinde ilişiği kesilmiştir. Düşük ve olumsuz sicil, davacının göreve tekrar başlamasından sonra yine gayret göstermediği ve özellikle görevine ilişkin ihmali davranışlarda bulunmaya devam ettiği, 08.11.2007 tarihinde, uyarı, 11.01.2008 tarihinde ise uyarı ve kınama cezaları verilmesi gerekçesine dayandırılmıştır. Hukuka aykırılığı Mahkeme kararı ile tespit edilen devlet memurluğundan çıkarılma işleminin iptali üzerine 14.08.2007 tarihinde yeniden göreve başlatılan davacı, değişen yeni sicil amirleriyle beş ay onaltı gün çalışmasına karşılık, Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği’nin amir hükmü olan en az 6 ay çalışma şartı gerçekleşmeden davacı hakkında sicil belgesi tanzim edildiği bu suretle Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak 01.02.2008 tarihinde düşük ve olumsuz takdir edilen sicile istinaden yeniden Devlet Memurluğu statüsünden çıkarıldığı anlaşılmıştır. Davalı idarece memuriyetten çıkarılma sebebi yapılan olumsuz sicilin mevzuata aykırı olarak, usulüne uygun tanzim edilmemiş olması karşısında, buna dayandırılan memuriyetten çıkarma işleminin hukuka aykırılıkla sakatlandığı kanaatine varılarak tesis edilen işlemin iptaline ve memuriyet dışında geçen özlük haklarının davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ; 1. Davacının karar düzeltme isteminin KABULÜNE, AYİM İkinci Dairesinin 27.05.2009 tarih ve Esas No.:2008/317, Karar No.:2009/625 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2. Davacı ……….’ın olumsuz sicil nedeniyle Devlet Memurluğundan çıkarılması İŞLEMİNİN İPTALİNE, 3. Davacı ………..’ın memuriyetten çıkarılması sebebiyle özlük haklarının tahakkukundan itibaren yasal faizleriyle birlikte ödenmemesi İŞLEMİNİN İPTALİNE 16 EYLÜL 2009 tarihinde OYÇOKLUĞU ile karar verildi. 

(AYİM 2.D., 16.09.2009; E. 2009/875, K. 2009/943)

Avukata Sor!


Diğer Başlıklar

Ek Ders Ücreti

Emsal Karar 15044 sayılı Kanunun 2’nci maddesine göre öğretmenin haftalık 12

13-10-2019

Aylığın ödenememesi durumunda avans talep edilebilir mi?

Bu konuda Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde bir hüküm vardır. 90 gün

15-09-2019

Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nde yer alan Hastalıklar Listesi nedir? Hastalıklar listesinde yer alan A, B, C, D dilim kodları ne anlama gelmektedir?

Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nde yer alan Hastalıklar Listesi Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma

29-11-2019